Site Rengi

DOLAR
7,5345
EURO
8,9835
ALTIN
411,42
BIST
1.542
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Yağışlı
9°C
İstanbul
9°C
Yağışlı
Pazartesi Parçalı Bulutlu
9°C
Salı Parçalı Bulutlu
14°C
Çarşamba Çok Bulutlu
14°C
Perşembe Yağışlı
9°C

Adalet için yüksek mevkiler gerekmiyor

Dünya Ticaret Örgütü ’nün bir sonraki başkanının, Nijeryalı ekonomist ve kalkınma uzmanı Ngozi Okonjo-Iweala olacağı konuşuluyor…

Adalet için yüksek mevkiler gerekmiyor
08.02.2021 08:47
0
A+
A-

Dünya Ticaret Örgütü ’nün bir sonraki başkanının, Nijeryalı ekonomist ve kalkınma uzmanı Ngozi Okonjo-Iweala olacağı konuşuluyor. Eğer bu kurum, işçilere zarar vermeyi sürdüren neoliberal politikaları savunmaya devam ederse Afrikalı bir kadının önderlik etmesinin hiçbir anlamı değil.

Adalet için yüksek mevkiler gerekmiyor

Francisco Pérez

Ngozi Okonjo-Iweala Nijerya ’nın eski finans ve dışişleri bakanı. Şu sıralar Dünya Ticaret Örgütü ’nün başkanlık koltuğuna oturması bekleniyor. Daha önce Dünya Bankası başkanlığına aday gösteriliyordu. Ama o kere Barack Obama, Amerikalı bir adamı Jim Yong Kim ’i seçti. Dünya Bankası Başkanlığı için adaylığını koyduğunda (ve hemen Dünya Ticaret Örgütü önderlik yarışında da) uzmanlar önemli finans kuruluşları olan bu örgütlerin başında Afrikalı siyahımsı bir kadının oturmasının ne kadar kayda değer olacağından bahsettiler. “Uzun yıllardır dış güçlerin ve parasal kuruluşların ayakları altında ezilen” Afrika ülkeleri için dönüm noktası teşkil edeceğinden dem vurdular.

TİCARET VE FİNANS YÖNETİYOR

Afrika solu bu ‘temsili temsilcilik ’ meselelerine kanmamalı. Eğer olay Afrika ’nın ekonomik kalkınmasına ket vuran neoliberal politikaları sürdürürken ‘kamuflaj ’ sağlamak ise, bu temsili pozisyonun yarardan fazla zararı olacaktır. Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Bankası ve Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) küresel ticaret ve finans sistemini idare eden, çokuluslu şirketlerin ve hissedarlarının ceplerini dolduran ‘sevilmeyen üçlüyü ’ oluşturuyorlar ve tüm dünyada işçilere ve ekosistemlere zarar veriyorlar.

adalet-icin-yuksek-mevkiler-gerekmiyor-839114-1.
Ngozi Okonjo-Iweala

PROTESTOLARLA ALT ÜSTTEKI EDİLDİ

DTÖ 1995 yılında, Soğuk Savaş sonrası neoliberal yükseliş döneminde kuruldu. Daha önceye dayanan Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması (GATT) ’ın yerine, daimi bir kurum inşa edilmiş oldu. Bu sayede uluslararası ticareti kısıtlamaya çalışan ülkelere yaptırım uygulanması kolaylaştı, yabancı yatırımcılara devletleri dava etme hakkı tanındı. GATT anlaşması Küresel Güney ülkelere, gelişmekte olan ‘bebek endüstrilerini ’ kendi kalkınma amaçları doğrultusunda koruma imkanı sunuyordu. ABD ve Avrupa devletleri ise bu koruma mekanizmalarını zayıflatmanın yollarını arıyor ve serbest ticareti hizmetlere, fikri sahiplik alanlarına içten genişletmek istiyorlardı. İşçi ve çevre örgütleri Seattle ’da 1999 yılında yapılan zirveyi kitlesel eylemlerle alt üstteki ettiğinde DTÖ kelimenin bütün anlamıyla şok yaşadı.

Fakir ülkelerin ihtiyaçlarına yoğunlaşan bir ‘kalkınma örgütü ’ görüntüsü veren kurumun şu sıralar yürüttüğü ticaret görüşmeleri tıkandı çünkü Hindistan ve Çin önderliğindeki Küresel Güney ülkeleri iç pazarlarını Kuzey Amerika, Batı Avrupa ve Japon sermayesine açmamakta diretiyor. Küresel Kuzey ülkelerinin de kendi pazarlarını Güney ’in tarımsal ihracat ürünlerine açmalarını talep ediyorlar.

KİMİN TARAFINDASIN SORUSU

Dolayısıyla gelinen noktada DTÖ ’nün yanıt vermesi gereken soru şu: Kimin tarafındasınız? Önderlik koltuğuna oturan Okonjo-Iweala Kuzey ’in özgürlük ticaret ajandasını uygularken, çokuluslu şirketlerin çıkarlarına hizmet ederken ‘Afrikalı ’ imajı mı çizecek? Yoksa Güney devletlerinin kendi kalkınma önceliklerine uygun hareket etmelerini mi olası kılacak? Nijerya hükümetinin ‘korumacı ’ politikalar uygulamak gibi bir şöhreti olsa da, Okonjo-Iweala on yıllardan beri Dünya Bankası ’nda çalışmış, Ortodoks bir ekonomist olarak biliniyor. Dünya Bankası başkanlığına aday olduğu dönem Economist ve Financial Times gibi yayıncıların da desteğini almıştı. Bu kurumlar Afrika ’nın işçilerini ve köylülerini desteklemeleriyle meşhur değiller…

YAPTIĞI ANLAŞMALAR TEPKİ ÇEKMİŞTİ

Okonjo-Iweala ’nın görev geçmişi Nijerya solunda da hiddet yaratıyor. Finans bakanı olarak çalıştığı dönemde Batılı ve Japon kredi kuruluşlarından oluşan Paris Kulübü ile yaptığı anlaşmalar tepki çekmişti. Nijerya ’nın dış borcunu yapılandırarak 35 milyar dolardan 17,4 milyara düşüren bir uzlaşma yapmıştı ve buna tarafından 12.4 milyar dolarlık peşin ödeme yapılacaktı. Nijeryalılar ise borcu bölge askeri diktatörlük rejiminin, bu kaynakları cebine dolduracağının daha kredi verilirken gün gibi açık olduğunu, dolayısıyla Nijerya halkının tek bir kuruş ödememesi gerektiğini savunuyordu. Bu borç bir utanç kaynağıydı ve reddedilmeliydi. Bu kaynakla yüzlerce öğretmen ve hemşirenin maaşı ödenebilir, altyapı projeleri yürürlüğe konabilirdi.

ULAŞIM MALİYETİ İKİ KATINA ÇIKTI

Sonraları Finans Bakanı koltuğuna ikinci kez oturan Okonjo-Iweala halk nezdinde hiç de popüler olmayan bir karara imza attı ve 2012 yılının Ocak ayında akaryakıta verilen devlet desteğini kaldırdı. Ulaşım maliyetleri bir gecede iki katına çıktı ve ülkede hayat maliyetleri birdenbire arttı. Milyonlarca Nijeryalı ise, devasa petrol rezervlerine sahip ülkelerinde aldıkları tek anlamlı desteğin de kaldırıldığını düşünüyor, devletin bu kaynakları toplumsal refah için değerlendireceğine güvenmiyordu. Ülkede ‘Nijerya ’yı İşgal Et ’ başlığı aşağıda kitlesel eylemler düzenlendi. Sanatçılar ve yazarlar eylemcilere destek verdi.

SİCİLİ GÜVEN VERMİYOR

Sömürgecilik döneminin resmi olarak sona ermesinden bu yana Afrikalılar bir şeyi kuvvet yoldan öğrendi; Alınan kararlar dönüp dolaşıp yine sizin halklarınıza hasar veriyorsa, kurumların başına atanan şahısların Afrikalı gibi görünmesi, Afrikalı gibi konuşmasının o kadar bir önemi yok. DTÖ ’nün başına Okonjo-Iweala ’nın atanması, fakat gelişmekte olan ülkelerin de kendi sanayi politikalarını tahsis etmelerine bölge yaratırsa anlamlı olabilir. Ümitler, yeni DTÖ Başkanı ’nın küresel ticaret sisteminde ‘çeperde ’ kalan ülkelerin yaşadıkları güçlüklerin seslendirilmesi yönünde. Lakin Okonjo-Iweala ’nın görev geçmişine baktığımızda, bu anlamda öyle güven vermediğini görüyoruz.

ABD ve Avrupa hükümetleri arasındaki anlaşmaya göre IMF ’nin başkanı defalarca bir Avrupalı, Dünya Bankası ’nın lideri ise defalarca bir Amerikalı almak zorunda. Bunun hiçbir meşruiyeti değil. Afrika solu daha adil bir küresel ekonomi istiyorsa, ‘yüksek mevkilerde Afrikalı yüzler ’ görmekten daha fazlasını istek etmeli.

Çeviren: Fatih Kıyman
Kaynak: Jacobin

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.