Site Rengi

DOLAR
7,4294
EURO
8,9820
ALTIN
412,55
BIST
1.471
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
13°C
İstanbul
13°C
Parçalı Bulutlu
Pazar Sağanak Yağışlı
9°C
Pazartesi Yağışlı
8°C
Salı Yağışlı
7°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
10°C

Devlet Bahçeli’den Erdoğan’ın yeni anayasa çağrısına cevap

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeni anayasa çağrısıyla ilgili “Türkiye’nin yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğu açıktır…

Devlet Bahçeli’den Erdoğan’ın yeni anayasa çağrısına cevap
02.02.2021 17:38
0
A+
A-

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeni anayasa çağrısıyla ilgili “Türkiye’nin yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğu açıktır. Milliyetçi Hareket Partisi’nin amacı, görüşü ve düşüncesi de bu yöndedir.” dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Önümüzdeki dönemde yeni tüzük için harekete geçebiliriz” açıklamasına destek çıktı.

Konuya ilişkin yazılı bir izah etme yapan Bahçeli,  “Türkiye’nin yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğu açıktır. Milliyetçi Hareket Partisi’nin amacı, görüşü ve düşüncesi de bu yöndedir.” dedi.

Bahçeli, “Cumhuriyet tarihindeki en manâlı reform yeni yönetim sistemi ise diğerinin yeni tüzük olması tarihe ve millete boyun borcumuzdur.” ifadelerini kullandı.

Muhalefetin samimiyet testi

CHP-İYİ Parti-HDP ve Saadet Partisi’nin 2018 yılında CHP’li İbrahim Kaboğlu başkanlığındaki tüzük çalışmasına gönderme yapan Bahçeli, “PKK ’yla anayasa hazırlık masası kuranların savruldukları hatalı yoldan dönmeleri millete ve demokrasiye sadakatin gereği, yeni tüzük yazımı konusunda irade beyanları ise samimiyetlerin testidir.” dedi.

Bahçeli, yaptığı yazılmış açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dünkü Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı sonrasında, “Şayet de derhal Türkiye’nin yeni bir anayasayı tartışma vakti gelmiştir.” açıklamasının gündemin ağırlık merkezine yerleştiğini belirtti.

Yürürlükteki 1982 Anayasası’nda bugüne kadar 19 defada 184 değiştirme yapılmasına karşın vesayetin derinlere nüfuz etmiş iz ve kalıntılarının bir türlü silinemediğini ifade eden Bahçeli, bunun pek çok nedeni bulunsa da en kayda değer nedeninin Anayasa’nın dayandığı hafıza, us ve esasların demokratik nitelikten mahrumiyeti olduğunu bildirdi.

Bu kapsamdaki sıcak tartışmaların hız kesmeden, bilahare yoğunlaşıp yaygınlaşarak bugünlere ulaştığının herkesin bildiği gerçekler arasında olduğunu aktaran Bahçeli, tüm hukuk kuralları gibi anayasaların da belirlenmiş ve üstünde kaliteli anlaşma sağlanmış normlar içerdiğini anlattı.

Anayasanın bir devletin temel yapısını ihtiva etmekle birlikte, bu temel inşa içindeki kurum ve kuralların nasıl ve hangi ilkelere uygun olarak işleyeceğini hem gözettiğini ayrıca de gösterdiğini bildiren Bahçeli, bir toplum sözleşmesi çerçevesinde devletin kuruluş esaslarını belirleyip fonksiyonel hale getiren anayasanın diğer hukuk metinlerinden muhteva olarak farklılıklar içermesinin kaçınılmaz olduğunu kaydetti.

Bu farklılıkların en keskin özelliklerinden birinin de devletin dayandığı fikir ve düşünce kalıplarının toplum hayatına yansıması olduğunu açıklayan Devlet Bahçeli, açıklamasına şöyle devam etti:

“Doğal olarak bir anayasanın yazıldığı dönemin şartlarını ruhunda taşıması, devlet ve toplum hayatına tesir eden müspet veya menfi gelişmeleri lafzında barındırması bugüne kadarama tecrübelerle değişmez ve varittir. 1982 Anayasası’nı bu açıdan ele almak akla ve mantığa en yerinde tercihtir. Buradan hareketle mevcut ve meri anayasanın herzamanki dışı şartların mahsulü olduğu, vakit içinde böylece çok maddesinde değişiklik yapılmasına rağmen statükocu vasfında herhangi bir zayıflamanın da görülmediği çarpıcı şekilde ortadadır. Türkiye’nin yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğu açıktır. Milliyetçi Hareket Partisinin amacı, görüşü ve düşüncesi de bu yöndedir.”

“Ülkenin siyasi ve hukuki çelişkilerden kurtulmasının diğer bir seçeneği yok”

MHP Lideri Bahçeli, Türkiye’nin 27 Nisan 2017’de yapılan halk oylamasıyla Türkiye Cumhuriyeti yönetim sistemi bakımından üçüncü evreye geçtiğini, milli iradenin, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni kabul ve onay ettiğini anımsattı.

Yeni idare sisteminin geçmişten tebarüz edilen tarihi emanetlerle geleceğe yüklenen kutlu hedefleri buluşturan milli kaliteli, demokratik ve kapsayıcı niyetli bir kavrama ve kavrayış üstüne yapı edildiğini bildiren Bahçeli, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin 9 Temmuz 2018 itibariyle resmen uygulanmaya başlandığını, idare hayatının bu haliyle güçlendiğini, kuvvetler ayrımı arasındaki çizgilerin netleştiğini kaydetti.

Yeni sisteme müzahir ve müstahak bir anayasanın yazılmasının mecburiyetin yanı sıra demokratik bir mükellefiyet olduğunu ifade eden Devlet Bahçeli, “Anayasası eski sisteme kadar hazırlanmış, yönetim sistemi yeni esaslara göre reforma bağlanmış bir ülkenin siyasi ve yasal çelişkilerden kurtulmasının bunun dışında bir seçeneği yoktur. Parlamenter sistemin tozu ve tortularıyla Türkiye’nin ufkunun perdelenmesi Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni en azından zaafa uğratma riski taşımaktadır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin kökleşmesi, serpilmesi, taban tutması, devlet ve millet hayatına nüfuz eden kilitlerin açılması bu sayede mümkün olacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.

Devlet Bahçeli, toplumun her kesimini kucaklayan, yasal her düşünceyi sahiplenen, kurucu değerlere yaslanan, kuruluş felsefesini benimseyen, yeni idare sisteminin temel yapı taşlarını, vazgeçilmez prensip ve esaslarını daha da geliştirmeyi önceliğine alan bir anayasanın ertelenemez gereksinim olduğunu vurguladı.

Bahçeli, zamanın ruhuyla çelişen ve diğer taraftan zıt düşen hukuk kurallarının sosyolojik, ekonomik, kültürel ve siyasal kazanımları sekteye uğratacağını, sorunların daha da ağırlaşmasına yol açacağını bildirdi.

Bu itibarla hukuk piramidinin en üzerinde yer alan anayasaların engelleyici ya da geciktirici değil, dinamik, dengelenmiş, tarihsel müktesebatla çerçeveli, milli özlemleri dürüst okuyan, devlet-millet arasındaki ilişkileri herkesin kendisini içinde göreceği bir toplum sözleşmesiyle yoğuran müstesna bir yaklaşımla temellenmesi gerektiğinin altını çizen Bahçeli, kendilerinin de bunu amaçladıklarını ifade etti.

“Türkiye’nin kutuplaşma virüsünden arınması cana yakın beklentimizdir”

Hedeflenen yeni anayasanın kalite ve kapsayıcılığı ne kadar artı olursa olsun, siyaset eğer ahlaki rekabetten uzaklaşır, ayrılma ve ağız dalaşı üzerine bina edilirse, bunun dokunaklı faturasının doğrudan doğruya millete çıkacağını belirten Bahçeli, şöyle devam etti:

“Türkiye’nin kutuplaşma virüsünden arınması, temel adalet ve özgürlüklerin milli değerlerle perçinlenmesi arkadaşça beklentimizdir. Rahat mahfillerde, güvenli olmayan maksatlarla, gölgeli emellerle anayasa taslağı hazırlayıp devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü siyasi amaçlarına kurban etmek isteyenlerin içine düştükleri zilletten kurtulmaları bir başka beklentimizdir. Türkiye’nin, Cumhuriyet tarihindeki en önemli reformu yeni idare sistemi ise diğerinin yeni tüzük olması tarihe ve millete boyun borcumuz olarak değerlendirilmelidir.

Yeni anayasayla birlikte akıl ve açıklama özgürlüğünün sağlam esaslara bağlanması, milli birlik ve kardeşlik bağlarının sürdürülebilir ve program metni arz eden demokratik kriterlerle bağıtlanması, devlet ve millet arasındaki iki taraflı sorumlulukların sarih bir şekilde bağdaştırılması, yeni yönetim sistemiyle örtüşen devlet yapısının bağlayıcılığı ve hukuk mevzuatındaki zorunlu düzenlemelerin yapılması mutlak surette ve ilk kez ele alınmalıdır.”

“Birlikte yaşama kültürünü daha da pekiştirmelidir”

Bir diğer önemli konunun ise yeni anayasanın özü olacağını vurgulayan Bahçeli, şunları kaydetti:

“Bu meyanda hazırlanacak tüzük, Türkiye’nin 21. yüzyılın üçüncü on yılında ve Cumhuriyet’in 100. sene dönümünün de ivmesiyle, terör, yokluk, yolsuzluk, yaşam pahalılığı ve işsizlik musibetlerini yenmiş bir ülke olmasına destek vermeli. Siyasal sistemdeki antidemokratik unsurları tasfiye ederek çağdaş demokrasilerde olduğu gibi, zihin, inanç, girişim, örgütlenme ve yarı alanlarda temel hak ve özgürlükleri teminat altına bölge devlet bünyesine kavuşmayı tedarik etmeli. Herkesin benzer milletin evladı olmaktan kibir duyacağı, ayrışmayı değil birleşmeyi, farklılaşmayı değil kucaklaşmayı, kutuplaşmayı değil kaynaşmayı tahkim edecek bir uzlaşmayı sağlamalı. Millet varlığı ile ırksa köken veya mezhep gibi doğal özelliklerin milli kimliğin ve bin yıllık kardeşliğin ayrılmaz bir parçası olarak görüldüğü birlikte yaşama kültürünü daha da pekiştirmelidir.  Anayasa’nın belli başlı fikrini teşkil eden Türkiye’nin bölünmez bütünlüğü, üniter siyasi yapısı ile dilinin Türkçe olduğu ilkesi ayrı yorumlara açık olmayan ve herkesi bağlayan kuruluş ilkeleridir ve böyle kalmalıdır.”

“Benzer içten tavrı TBMM’de grubu yer alan öteki partilerden de bekliyoruz”

MHP Lideri Devlet Bahçeli, Türkiye Cumhuriyeti’nin tek millet, tek devlet, tek vatan, tek sancak, tek dil esasına dayalı milli ve üniter bir devlet olduğunu, yeni anayasanın, bu vesileyle tekrarladıkları milli ve tarihsel hakları muhafaza etmesi gerektiğini bildirdi.

Devlet Bahçeli, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“PKK’yla tüzük hazırlık masası kuranların savruldukları hatalı yoldan dönmeleri millete ve demokrasiye sadakatin gereği, yeni anayasa yazımı konusunda irade beyanları ise samimiyetlerin testidir. Nitekim ‘Aşağıya bakmayacağız’ diyerek eylem yapan marjinal gruplara destek veren siyasi partilerin, Türk milletinin yükseklere odaklanmış bakışlarını özümsemeleri, buna riayet ve refakat edecek hamiyeti sergilemeleri kendileri adına da şanslı bir adım olacaktır. Milliyetçi Hareket Partisi yeni bir anayasa yazımı konusunda Cumhur İttifakı’nın birleştirici ve kucaklayıcı şuuruyla hareket edecek, üzerine düşen demokratik görevleri çekinmeden yerine getirecektir. Cumhur İttifakı’nda anlayış ve gaye birliği vardır, Allah’ın izniyle gereği de yapılacaktır. Benzer içten tavrı TBMM’de grubu bulunan diğer partilerden bilhassa beklemek en tabii hakkımızdır. 2021 yılı refah, bereket, reform ve yükseliş dönemi olacaktır. Bunu da yeni tüzük ile taçlandırmak herkesin öncelikli sorumluluğu olmalıdır.”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.