Site Rengi

DOLAR
7,4294
EURO
8,9820
ALTIN
412,55
BIST
1.471
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
13°C
İstanbul
13°C
Parçalı Bulutlu
Pazar Yağışlı
9°C
Pazartesi Yağışlı
9°C
Salı Yağışlı
10°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
12°C

Fuat Oktay’dan Miçotakis’e sert yanıt: İşgalci görmek isteyen aynaya baksın

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kıbrıs’ta iki devletli çözüm önerisi Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın da gündemindeydi…

Fuat Oktay’dan Miçotakis’e sert yanıt: İşgalci görmek isteyen aynaya baksın
11.02.2021 14:38
0
A+
A-

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kıbrıs’ta iki devletli çözüm önerisi Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın da gündemindeydi. ‘Kıbrıs’ta bundan böyle iki öbür devleti konuşabiliriz’ diyen Oktay, Miçotakis’in Türkiye’yi gaye bölge sözlerine ‘İşgalci görmek isteyen aynaya baksın’ diye tepki gösterdi.

Oktay, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) devlet televizyonu Bayrak Radyo Televizyonunda (BRT) canlı yayın programına konuk olarak, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın KKTC’nin geleceğiyle ilgili yaptığı açıklamaya ilişkin, “Cumhurbaşkanımız bugünkü konuşması tarihi bir konuşmaydı. Rum kesimi ve Yunanistan’da dahil, keza içeriye keza dışarıya bütün dünyaya netti. Bu konuda taraf olanlar veya taraf olmadığı halde taraf gibi davrananlara son derece net bir mesajdı. Bu ileride de hatırlanacaktır.” dedi.

Türkiye’nin hiçbir zaman tehditle iş yapmaya gelmeyeceğini vurgulayan Oktay, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Çılgın Türkleri tanımadıysanız tanıyın bundan böyle” sözleriyle Türkiye’ye karşın tehditlere asla imtiyaz verilmeyeceğinin altını çizdi.

Oktay, Kıbrıs meselesinde Türk milletinin her zaman yapıcı olduğunu belirterek, “Ada’da barışın, refahın sağlanabileceği iki toplumun bir arada, eşit temelde, eşdeğer haklarda yaşayabilecekleri bir çözüm olsun ve barış getirsin dedik, Türkiye bunu yapmıştır. Fakat bunun karşılığında karşı taraf hiç bir zaman iyi niyetle yaklaşmadığı için netice alınamamıştır.” dedi.

2004’te Annan Planı referandumuna Kıbrıs Türk tarafının “Evet”, Rum tarafının ise “Hayır” dediğini hatırlatan Oktay, çözüme yardım verdiğini iddia eden Avrupa Birliği’nin (AB) bu süreçte Rum tarafını AB üyeliğine aldığını ve bununla kendi ilkelerini ve yasalarını çiğnediğini açıklama etti.

Oktay, Kıbrıs’ta uzun yıllar federal temelde bir çözüm arayışı olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

“Rum kesimi, hiçbir vakit ne elindeki gücü, kaynakları, hükümeti ve hiçbir şeyi Türk tarafıyla paylaşmak istemedi. Burada, Kıbrıs Türkü’nün asimilasyonuna dönük bir aldatmaca olduğunu görüyoruz. Az Daha 50 yıla yakın bir görüşmeden bahsediyoruz. En son Crans Montana görüşmelerinde, Türkiye, ‘Bu bizim görüşeceğimiz en son federe devlet konusudur.’ demiştir. Bugün geldiğimiz noktada Cumhurbaşkanımızın söylediği son derece nettir. Biz, dediğimiz noktadayız, verdiğimiz sözleri yerine getirdik, karşılığında gördüğümüz bellidir. Bundan sonra duruşumuz nettir, federe devlet diye bir konu gündemde yoktur. BM öncülüğünde Kıbrıs konulu gayrıresmi 5+1 toplantı martta olabilir. Bu da Türkiye’nin önerisidir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Yeni şeyler konuşmak lazım” sözlerini hatırlatan Oktay, yeni şeylerden kastedilen durumun hali hazırda Ada’da var olan iki toplum olduğunun altını çizdi.

“Kıbrıs’ta iki bambaşka devleti konuşabiliriz”
Oktay, Kıbrıs’taki iki yapının birbiriyle konuşması gerektiğinin altını çizerek, “Kıbrıs’ta iki eşit devlet, iki eşit toplum temelinde iki farklı devleti konuşabiliriz, bunu bahis edebiliriz. Bunun içinin nasıl doldurulacağını konuşabiliriz lakin artık federe devlet geride kalmıştır.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, bu konuyla ilgili ABD’ye, AB’ye ve dünyaya da mesajını çok net verdiğini bildiren Oktay, taraf olmamaları ve çözüme katkı maddesi karşılamak istiyorlarsa adaletli davranmaları gerektiğini vurguladığını hatırlattı.

Oktay, “AB ve öteki bazı ülkelerin dış politikaları, Rum kesimi ve Yunanistan göre ipotek ve korkutma altındadır. Kendi serbest iradeleriyle karar verememektedirler. Biz de bu ülkelere, ‘Bu tehdidin ve ipoteğin aşağıda barış görüşmeleri yapamazsınız, Türkiye ile ilişkileri götüremezsiniz.’ diyoruz.” dedi.

Tehditlere tarih her tarafında boyun eğmediklerini söyleyen Oktay, Türkiye olarak ısrarla diplomatik ve barışçıl yolları sonuna kadar zorladıklarını ifade etti.

“Doğu Akdeniz’deki sorunlar tüm açıklığıyla tartışılabilir”
Oktay, şöyle devam etti:

“Burada Türkiye olarak yaptığımız şeylerden biri, yeni açılımlardan birisi de Doğu Akdeniz Konferansı çağrısı olmuştur. AB de BM de buna sıcak bakmıştır. AB hatta sahiplenmek istemiştir. Biz de dedik ancak ‘Tabii buyurun, tek şartla; Rum kesimi, KKTC ile birlikte bu konferansa davetlidir. Birlikte gelirler ya da hiç gelemezler.’ Ülkeler de zaten alan içerisindeki ülkeler olur. Zaten garantör devletler var. Doğu Akdeniz’deki sorunlar tüm açıklığıyla tartışılabilir.”

Doğu Akdeniz’de hidrokarbon kaynaklarının keşfedilmesiyle Kıbrıs’ın az daha tüm ülkelerin odak noktasına dönüşmeye başladığını bildiren Oktay, bu kaynakların adaletli olarak paylaşılması gerektiğini ve Türkiye olarak hidrokarbon kaynakları çatışmanın yok barışın aracısı olabileceğini savunduklarını vurguladı.

“İşgalci görmek istiyorlarsa aynaya baksınlar”
Oktay, “Doğu Akdeniz’de var olan kaynakların nasıl paylaşılacağıyla alakalı, efendice bir paylaşımın nasıl yapılabileceğiyle alakalı bir teklifimiz oldu. KKTC olarak yapılan bir teklifti. Bu teklifimiz de hala açıktır. Biz burada da bunu anlatmaya devam edeceğiz.”

Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’in dün Kıbrıs Rum kesimine gerçekleştirdiği ziyaret esnasında Rum lider Nikos Anastasiadis ile Türkiye’ye karşısında yaptığı açıklamalara tepki bildiren Oktay, “Aslında onların aynaya bakarak konuştukları şeydir, işgalci görmek istiyorlarsa aynaya baksınlar. 1571’den 1878’e kadar kesintisiz burayı idare eden bir toplumdan bahsediyoruz, Türk milletinden ve Türk toplumundan bahsediyoruz. Burada konut sahibi Türk milletidir ve Kıbrıs Türkü’dür, misafir olan ve işgal eden birileri varsa onların ta kendileridir.” dedi.

Oktay, son zamanlarda ABD, Rusya ve Fransa’nın, Kıbrıs Rum kesimiyle askeri eğitim ve iş birliği adı altında uzlaşma imzalamalarını da yakinen peşine düşüp takip ettiklerini, AB’nin yaptığı hataların bu ülkeler kadar da yapılmamasını da açlık ettiklerini söyledi.

“Sahil şeridi bundan böyle açıldı”
Kapalı Maraş’ın açılma süreci konusunda kimsenin tepkisine tarafından hareket edemeyeceklerini bildiren Oktay, yapılacak değerlendirmelerin arkasında gereken adımları atacaklarını ve Kıbrıs Türkü’nün faydasına olan ne ise sonuna kadar destekleyeceklerini söyledi.

1974’ten beri kendi toprağını iyi niyetle tutan bir devletin laf konusu olduğunu vurgulayan Oktay, yaklaşık 50 yıldır bekleyen bu devletin, “artık yeter” dediğini ve birkaç neslin bu bölgenin açılmasını beklediğini dile getirdi.

Oktay, “Bu çocukların, gençlerin geleceğini seni beklemekle karartamam. Gazimağusa’yı düşünün, oradaki çocukların ve insanların Maraş’ın sahil kısmının açıldıktan sonra oradaki sahilde dolaşmalarını, sevincini düşünün. Bu mu daha iyi yoksa şehri farelerin dolaştığı terkedilmiş yıkıntı bir kent olarak daha da kötüye götürmek mi daha iyi?” ifadesini kullandı.

Kapalı Maraş’ın açılması noktasında KKTC’nin kararını verdiğine ve Türkiye’nin de sonuna kadar bu kararın gerisinde olduğuna dikkati çeken Oktay, sahil şeridinin artık açıldığını aktardı.

“Bundan sonra ikici safha gelecektir”
Oktay, şunları kaydetti:

“(Maraş’ın açılması konusunda) Bundan sonradan ikinci faz gelecektir. Taşınmaz Mal Komisyonu vardır. Herkesin hak ve hukukuna riayet edilerek bir çözüm yolu bulunacaktır. Diğer ülke vatandaşı birisinin toprağı veya gayrimenkulü varsa yine Taşınmaz Mal Komisyonu yoluyla çözüme kavuşturulacaktır. Gelip orada kendi işletmesini gerçekte işletebilecektir. çok eskiden dünyanın incisi olan bu bölgenin bitmiş açılması bölgedeki tüm kesimlerin faydasına olacaktır.”

“gerçek dışı taleplerle masaya gelinmemeli”
Bölgenin tamamının açılmasıyla alakalı henüz bir takvimin olmadığını aktaran Oktay, açılımın devamının geleceğini açıklama etti.

Oktay, BM öncülüğünde yakın zamanda Birleşik Milletler (BM) öncülüğünde, garantör devletlerin de katılımıyla düzenlenmesi planlanan Kıbrıs konulu 5+1 gayrıresmi toplantı ve diğer görüşmelerde, Kıbrıs Rum kesimi ve Yunanistan’ın Maraş’ın artık bir pazarlık konusu olduğu fikrini unutması gerektiğini vurguladı.

Artık yeni şeyler söylemek gerektiğini dile getiren Oktay, “Bu tür gerçek dışı taleplerle masaya gelinmemeli. Bundan Böyle konuşulması gereken, var olan gerçekliğin yasal zemine oturtulmasıdır.” dedi.

Oktay, KKTC’nin üstünde hiçbir şekilde savunulamayacak ambargolar olduğuna dikkat çekici ederek, Kıbrıs Türkleri için en temel haklardan biri olan ulaşım hakkının deha engellendiği bir dışlanmanın laf konusu olduğuna dikkati çekti.

Birleşmiş Milletler’in (BM) Kıbrıs’taki hiçbir soruna çözüm üretemediğini ifade eden Oktay, “BM’nin Maraş için kendi gözetiminde bir idare öneri edecek kredibilitesi yok. BM herhangi bir soruna çözüm bulabilmiş bir yapı değildir. Bu söylediğimiz, Maraş’ın ekonomiye kazandırılması, BM kararlarına da uygundur.” diye konuştu.

Oktay, Türkiye’nin kapalı Maraş’la ilgili çalışmalarını Dışişleri Bakanlığı ve ilgili bütün birimler vasıtasıyla ciddiyetle sürdürdüğünü, bu konuda sağlam temellere dayanarak konuştuklarını ve KKTC ile istişare etiklerini vurguladı.

“Yeni KKTC” söylemi
Oktay, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dile getirdiği “yeni KKTC” söylemine ilişkin, “Yeni KKTC, her anlamda altyapısını tamamlamış, kendi ayakları üstünde durabilecek bir üstteki yapıyı kurabilen, donanımlı gençleri ve iş insanlarıyla üreten, turizm potansiyelini öteki alanlara da içeren, kendi kendisine yeten ve her bir vatandaşının gururla ‘ben buradayım’ diyebileceği bir KKTC’dir görmektir. Bütün arzumuz da budur.” değerlendirmesinde bulundu.

Geniş bir heyetle, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sonrası birçok alanda planlama yapmak üzere KKTC’ye geldiklerini bildiren Oktay, KKTC’nin dünyadaki rekabetten geri kalmasını istemediklerini açıklama etti.

Oktay, KKTC’de yıllar önce başlayan yol projelerinin hala bitmediğini ve bunun sebebinin ise kamulaştırmayla ilgili, sistem kaynak veya hukuki değişim gerektirebilecek altyapılarla ilgili olduğuna dikkat çekici etti.

KKTC’de yakın aralıklarla yapılan seçimlerin reformları ertelediğine göze çarpan eden Oktay, bu aksaklıkların dışarıdan gelen yatırımcıyı da etkilediğini ve bu sorunların aşıldığı bir KKTC’yi bakmak istediklerini belirtti.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, Türkiye’de yeni tip koronavirüse (Kovid-19) aleyhinde başarılı bir mücadele verildiğini belirterek, Türkiye’nin aşı ile ilgili çalışmalara başlattığını ifade etti.

Türkiye’nin sağlık alanındaki altyapısının fazla zinde olduğuna dikkati çeken Oktay, “Salgın ve doğal afetlerle birlikte görüldü ama Türkiye’deki sağlık altyapısı müthiş bir öngörüyle oluşturuldu. Sağlık alanında ansızın bire dünyadaki en avantajlı ülkelerden biri konumuna geldik. Bu konumumuz, bize sağlık ekipmanları, aşı ve ilaç konusunda alıştırma konusunda özgüven aşıladı ve o araştırmalar başladı. Salgın bu anlamda bizim için bir salgına dönüştü.” dedi.

“Bizdeki hangi aşılama hangi çerçevede gidiyorsa bu KKTC’ye de yansıtılacaktır”
Oktay, KKTC’nin de sağlık konusunda hiç kimseye yoksul olmaması için incelemeler yürüttüklerini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, “Türkiye’deki hava ambulansları dahil, tüm sağlık imkanları, buranın (KKTC) emrindedir. Hükümete ‘Hastaları da taşıyabiliriz, Türkiye’nin sağlık altyapısı sizin de altyapınızdır.’ dedik. Bize de söylenen, ‘Normal hastaları değil ama yoğun bakımdakileri taşıdığınızda biz son derece rahatlarız.’ oldu. Biz de onları taşıdık, varmak isteyen her hastamızı aldık. Aşılama konusunda da, öteki Kovid-19 desteklerinde olduğu gibi KKTC’yi asla yalnız bırakmadık.” diye konuştu.

Türkiye’nin KKTC’ye idareli desteklerin yanı sıra Kovid-19 desteklerinin kesintisiz devam ettiğini kaydeden Oktay, aşılama olayında da “Türkiye’deki imkanlar, KKTC’nin de imkanlarıdır” anlayışında olduklarını açıklama etti.

Oktay, “Bizdeki hangi aşılama hangi çerçevede gidiyorsa bu KKTC’ye de yansıtılacaktır. Türkiye’ye gelen aşıları biz KKTC’ye de iletmeye başladık, devamı da gelecektir. Bunu yarın da tekrar görüşüyoruz olacağız ve heyetler arası görüşmeden sonra bunu da açıklayacağız. Bu konuda hiç kimsenin bir endişeye kapılmasında gerek yok. Bizdeki imkanların sizin de imkanların olduğunu bilmenizi isteriz.” ifadesini kullandı.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.