Site Rengi

DOLAR
7,5345
EURO
8,9835
ALTIN
411,42
BIST
1.542
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Yağışlı
9°C
İstanbul
9°C
Yağışlı
Pazartesi Az Bulutlu
10°C
Salı Parçalı Bulutlu
14°C
Çarşamba Çok Bulutlu
13°C
Perşembe Yağışlı
9°C

Hanau Katliamı’nın yıl dönümü: Almanya‘dan özeleştiri

Bir yıl önce Almanya‘nın Hanau kentinde yaşanan, katliamın birinci sene dönümünde düzenlenen anma törenine katılan Cumhurbaşkanı Steienmeier, devletin herkese verdiği koruma sözünü yerine getirmediğini belirterek, bundan üzüntü duyduğunu söyledi…

Hanau Katliamı’nın yıl dönümü: Almanya‘dan özeleştiri
20.02.2021 15:57
0
A+
A-

Bir yıl önce Almanya‘nın Hanau kentinde yaşanan, katliamın birinci sene dönümünde düzenlenen anma törenine katılan Cumhurbaşkanı Steienmeier, devletin herkese verdiği koruma sözünü yerine getirmediğini belirterek, bundan üzüntü duyduğunu söyledi.

Hanau Katliamı ’nın yıl dönümü: Almanya‘dan özeleştiri

GÜRSEL KÖKSAL/HANAU

Almanya‘nın Hanau kentinde bir sene önce yaşanan ırkçı katliamda yaşamını yitiren gençler için düzenlenen devlet töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, “devletin verdiği sözü yerine getirmediği için endişe duyduğu“nu söylerek, ölenlerin aileleri ve kamuoyu karşı özeleştiride bulundu.

Steienmeier, bununla birlikte farklı alanlara yönlendirilmiş kanallardan naklen yayınlanan konuşmasında devlete olan güvenin her tarafta kazanılabilmesi için saldırıyla ilgili bütün soruların aydınlatılması gerektiğini vurguladı.

Steienmeier, “Beni buraya getiren, devletimizin burada barış içinde bir arada yaşamış herkese verdiği koruma, güvenlik ve bağımsızlık sözünü sizin yakınlarınıza karşı yerine getiremediği için duyduğum derin endişe duygusudur” dedi.

Geçtiğimiz yıl 19 Şubat akşamı bir sağcı teröristin Hanau‘nun iki semtinde gerçekleştirdiği saldırılarda yaşamını yitiren dördü Türkiye, diğerleri de Bosna, Bulgaristan, Polonya, Romanya ve Afganistan kökenli dokuz genç, dağıtılmış sivil toplum girişimlerinin gün her tarafında düzenlediği farklı alanlara yönlendirilmiş etkinlikler ve devlet töreniyle anıldılar.

Etkinlikler, öldürülen gençlerden üçünün toprağa verildiği Hanau Merkez Mezarlığı‘ndaki başladı. Mezarlığın bu bölümünün mevcut üç mezarın yanında, diğer yerlerde toprağa bahşedilen öteki altı genci temsilen isimleri plaketleri yerleştirilerek bir “abide mezar“a dönüştürülmesi kararlaştırılmıştı.

EYLEMLER GÜN BAŞTAN BAŞA SÜRDÜ

Katliamın yaşandığı yerlerde düzenlenen kutlama toplantıları, şehir halkı meydanında gerçekleşen miting ve yürüyüşlerle devam etti. Irkçı teröristin niyet aldığı kafe, bar ve büfelerin bulunduğu cadde ve sokakların isimleri sembolik olarak değiştirildi, buralardaki tabelalara geçici bir vakit için öldürülen gençlerin isimleri yapıştırıldı.

Sendikalar tarafından birçok işyerinde ırkçılığa karşı faaliyetler ve kurbanlar için hürmet duruşu gerçekleştirildi. Okullar ve kreşlerde, çocukların yaşlarına yerinde biçimlerde katliam anlatıldı. Kentteki tüm spor kulüpleri ırkçılığa karşısında iki taraflı aksiyonlar başlattı. İşverenler farklı alanlara yönlendirilmiş mecralardaki iki taraflı ilanlarıyla ırkçılığa karşı mesajlarını yayınladılar. Kiliseler, camiler ve diğer ibadet mekanlarında ölenler için dualar okundu. Hanau Büyükşehir Belediyesi‘nin hazırlattığı bir dijital anıt (www.hanau-steht-zusammen.de / Hanau Birlikte Ayakta Duruyor) yayına girdi.

Anma eylemleri gece geç saatlere kadar sürdü, katliamın gerçekleştiği saatlerde kentin birçok yeri yaşamını yitiren gençler için yakılmış binlerce mumla aydınlandı. Anma etkinlikleri bugün de devam ediyor.

50 KİŞİYLE DEVLET TÖRENİ

Almanya‘nın çoğu uygun ve Hanau kent içinde toplu cinayet kurbanlarını anma ve ırkçılığı lanetleme amaçlı etkinlikler gerçekleştirilirken, Hanau Sarayı Kongre Merkezi‘nde de devlet töreni yapıldı.

Koronavirüsü salgını önlemleri nedeniyle katılımın 50 kişiyle sınırlı tutulduğu ve büyük güvenlik önlemleri aşağıda gerçekleştirilen törene, öldürülen gençlerin aileleri ve yakınlarıyla, Federal Almanya devletinin, Hanau‘nun alt olduğu Hessen eyaletinin ve kentin temsilcileri katıldı.

Törende Türkiye, Dışişleri Bakan Yardımcısı Yavuz Selim Kıran, TBMM Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Komisyonu Başkanı Galibiyet Sırakaya ile Türkiye ’nin Berlin Büyükelçisi Ali Kemal Kültürlü ve Frankfurt Başkonsolosu Erdem Tunçer ’in katılımıyla temsil edildi. Töreni fazla az sayıda gazeteci izledi.

Hanau‘nun “Onursal Vatandaşı”, eski milli futbolcu Rudi Völler‘in, kentin tarihi kişiliklerinden Wilhelm Grimm‘in sözleriyle ve öldürülen gençler anısına bir mum yakmasıyla başlayan anma töreni takriben bir saat sürdü.

AİLERDEN AĞIR ELEŞTİRİ VE TALEPLER

Hanau Büyükşehir Belediye Başkanı Claus Kaminsky ve Hessen Eyalet Başbakanı Volker Bouffier ’in öldürülen gençlerin isimlerini birer birer okumasıyla devam merasim, kentteki tüm çanlarının çalınmasıyla tamamlandı.

Törende yaşamını yitiren gençlerin anne ve babaları, kardeşlerinin mesajlarını, yetkililere karşın eleştirileri ve taleplerini dile getirdikleri bir film gösterildi. Aileler, katliamı gerçekleştiren ırkçı teröristin ruhsal sorunlarının ve internetteki aşırı sağ içerikli yayınlarının bilinmesine karşın, silah ruhsatı alabilmesi, olay gecesi “polis ihbar hattı”nın devre dışı olması gibi konuları dile getirip, olayın iyice aydınlatılmasını, bu süreçte görevli yetkililerden hesap sorulmasını ve hataların açıkça kabul etmesini istediler.

daha sonra tüm acılı aileler adına laf alan Armin Kurtoviç, konuşmasında eleştirileri yineledi. Olayda 22 yaşındaki oğlu Hamza Kurtoviç‘i yitiren acılı baba, Cumhurbaşkanı Steinmeier ve Belediye Başkanı Kaminsky‘yle, farklı alanlara yönlendirilmiş bakan ve politikacılara, katliamdan sonradan kurulan “19 Şubat İnsiyatifi” gibi oluşumlara, olayları yakından takip eden gazetecilere teşekkür ederken, Hessen Eyaleti Başbakanı Bouffier ve bakanlarının adlarını bile ağzına almadı.

19 Şubat öncesi ve ardından, katliam esnasında yaşanan aksaklıklara, hatalara, ihmallere ve görev ihlallerine sinyâl eden Kurtoviç, “Bir yıldır sorularımıza yanıt alamıyoruz. Başvurularımız geri çevriliyor. Sorularımızın yanıtlarını kendi çabalarımızla bulmaya çalışıyoruz” dedi.

Ailelerin eleştirip, aydınlatılmasını istediği konuların büyük kısmı Hessen eyalet hükümetinin görev alanına giriyor. Aileler bu nedenle Hessen Eyalet İçişleri Bakanı‘na istifa çağrısında bulunmuşlar, kısa bir zaman önce de Belediye Başkanı Kaminsky de bakanı eleştirerek, istifasını istemişti.

Konuşmasında medyada konuyla ilgili yayınlarda kullanılan dile ilişken eleştiride de bulunan acılı baba, “Irkçılıkla mücadelede ‚kullanılan dil‘in ne kadar etkili olabileceğini kavramalıyız. Özellikle haber yayınlarında. Fazla sağcı kuvvetle ilgili haberlerde ‚yabancılar‘ ve ‚yabancılara aleyhinde düşmanlık‘ gibi ifadeler kullanıldığında, otomatikman toplum ‚biz ve diğerleri‘ olarak bölünüyor. Bu bölünmeye karşısında çıkmalıyız. Bizim çocuklarımız ‚yabancı‘ değildi. Onlar bizlerin şirin, iyiliksever çocukları, kardeşleri, anneleri, babaları ve arkadaşlarıydı. Onlar bu ülkenin aramızdan koparılan yurttaşlarıydı” diye konuştu.

CUMHURBAŞKANI’NDAN BİRLİK ÇAĞRISI

Törenin onur konuğu Cumhurbaşkanı Steienmeier, konuşmasına “Hanau‘da yaşanan 19 Şubat 1920 günü hafızalaramıza kazındı. Bu kaba cinayetlerden bir sene sonra korkunç olayları ve de bilhassa kurbanları kutlamak, adlarını söyleniş etmek, hatırlamak ve unutmamak için bugün bir araya geldik“ diyerek başladı.

Katliamın duyulmasından itibaren bunun bir „ırkçı terör eylemi“ olduğunu açıkça vurgulayan, ilk günden itibaren bizzat Hanau‘ya gelip, ırkçılık karşıtı etkinliklere katılan, öldürülenlerin aileleriyle hem burada, hem de Berlin‘e davet edip, Cumhurbaşkanlığı Sarayı‘nda görüşen Steienmeier, şehir halkı yönetimi ve sivil toplum girişimlerinin „birlikte yaşam“ yolundaki çabalarına teşekkür etti.

Steinmeier konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Olanların telafi edilmesi muhtemel değil. Fakat tüm bu küçük çabalar belki de kentimize, hepimizin vatanı olan ve olmaya devam edecek bu ülkeye duyulan güvenin tekrar sağlanmasını sağlayabilir. Oysa atılan tüm olumlu adımlara karşın devletin önlemlerinin eleştirilerin ve sorgulamaların hedefi olduğunu ve olmaya devam edeceğini biliyorum. Cumhurbaşkanı olarak bütün bu sorulara yanıtları bulduğum için burada değilim. Beni buraya getiren, devletimizin burada barış içinde bir arada yaşayan herkese verdiği koruma, güvenlik ve özgürlük sözünü sizin yakınlarınıza aleyhinde yerine getiremediği için duyduğum derin endişe duygusudur.”

Bu durumun devlete olan güveni sarstığını bildiren Steimeier, şöyle devam etti:

“Biz buna düşüncesiz kalamayız. Çünkü devletin güvene ihtiyacı var. Yargının ve polisin güvene ihtiyacı var. Polislerin bilhassa fazla şiddet koşullara dayanmaları ve aşağıda kalkmaları gereken zorluklar böylece fark edilmiyor, takdir edilmiyor. Ama devlet ve devlet içinde mesuliyet taşıyanlar hiçbir yerde ve Almanya‘da da hatasız değildir. Hatalar veya yanlış değerlendirmeler yapıldığında bunlar araştırılmalı ve düzeltilmelidir. Aydınlanmak ve açıklığa kavuşturmak hiç kimsenin kişisel takdirine kalmış değildir. Devletimizin kamuoyuna ve özellikle ailelere karşısında yükümlülüğüdür. Yalnızca bu zorunluluk yerine getirildiği ve yanıtsız kalan sorular yanıtlandığı ölçüde kaybedilen güven her yerde kazanılabilir. Bunun için bu konuda çok uğraş harcamalıyız. Burada devletin olduğu kadar hepimizinin sorumluluğu vardır.”

Almanya‘daki insanların büyük çoğunluğunun “barış içinde bir arada yaşamayı savunan, her türlü dışlamayı reddedenlerden“ olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı, sözlerini şöyle noktaladı:

“Cumhurbaşkanı olarak buradayım ve sizden bir ricam var. Bu kötü eylemin bizi bölmesine izin vermeyin. Aramızdaki kötü ruhları, nefreti, aşağılamayı, umursamazlığı görmezden gelmeyelim. Lakin ülkemizin iyi ruhuna ve müşterek birliğimizi gerçekleştirecek güce inanalım!”

HANAU: MASALLARIN VE KATLİAMIN KENTİ

Frankfurt yakınlarındaki Hanau, takriben 100 bin nüfusuyla Almanya‘nın Hessen eyaletinin 6‘ncı büyük kenti. Türkiye kökenli göçmenlerin nüfusu 10 binin üzerinde olan Hanau, 150 ulustan insanların yaşadığı ve katliama kadar “çok kültürlülüğüyle” övünen bir büyük kasaba idi. Hanau, Alman masallarını tüm dünyaya tanıtan Grimm Kardeşler, Jacob ve Wilhelm Grimm‘in ve Hitler döneminde Almanya‘da çalışmasına engel olunan, bunun üzerine Türkiye‘ye dışarı giden ve Ankara Konservatuvarı‘nın kuruluşana katılan ünlü besteci Paul Hindemith‘in doğum yeri. böylece “Grimm Kardeşler Şehri“ ve “Paul Hindemith Şehri” sıfatlarını taşıyor. Hanau, 2013 yılında bu yanlamasına Türkiye‘de Bursa‘nın Nilüfer ilçesinin “kardeş şehri.”

BİR BÖLÜMÜ HANAU‘DA DOĞDU

Hanau‘da tam bir yıl önce yaşanan katliamda yaşları 21-33 arasındaki göçmen kökenli 9 genç, ırkçı bir agresif kadar, yakın mesafeden kurşunlanarak öldürüldü. Olayda altı kişiyi de yaralayan kavgacı, daha sonra evinde ağır hasta olduğu açıklanan annesini öldürdükten daha sonra intihar etmişti. Katil, bütün cinayetleri kimi açıklamalar kadar 5 dakika 6 saniyede, kimi açıklamalara kadar ise 12 dakikada gerçekleştirdi.

Bir bölümü Hanau doğumlu, bir bölümü Almanya vatandaşı kurbanların isimleri şöyle:

Sedat Gürbüz (30), Kaloyan Velkow (33, Bulgaristan kökenli, bir çocuk babası), Fatih Saraçoğlu (34), Vili Viorel Paun (23, Romanya kökenli), Ferhat Unvar (23), Mercedes Kierpacz (35 – Polonya kökenli, iki çocuk annesi), Gökhan Gültekin (37), Hamza Kurtoviç (22, Bosna kökenli), Said Nesar Hashemi (21, Afganistan kökenli).

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve hür ortamının yeşermesine katkı sunmak. bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata aşmak, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi fakat de yok.

Bundan daha sonra da yolumuza aynı yükümlülük bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize bulunma ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün ’e Abone Ol.

BirGün; seninle kuvvetli, seninle bağımsızlık!

BirGün ’e Yardım Ol

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.