Site Rengi

DOLAR
8,5483
EURO
10,3669
ALTIN
510,36
BIST
1.437
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Gök Gürültülü
23°C
İstanbul
23°C
Gök Gürültülü
Perşembe Gök Gürültülü
25°C
Cuma Gök Gürültülü
26°C
Cumartesi Gök Gürültülü
27°C
Pazar Gök Gürültülü
26°C

Kemal Kılıçdaroğlu’ndan olay açıklama: Tıpış tıpış uygulanacak bu karar; başka seçenekleri yok

Kemal Kılıçdaroğlu’ndan olay açıklama: Tıpış tıpış uygulanacak bu karar; başka seçenekleri yok
29.12.2020 17:14
0
A+
A-

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Selahettin Demirtaş’ın hür bırakılması yönündeki AİHM’in kararına hükümetin tepki göstermesini eleştirerek, “Bunun faturası Türkiye’nin önüne gelecek. Ama ben söyleyeyim; tıpış tıpış uygulanacak bu karar; diğer seçenekleri değil” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, televizyonların Ankara temsilcileri ile 2020 yılı değerleme toplantısında bir araya geldi. AK Parti iktidarında yaşananları 10 madde ile özetleyen Kılıçdaroğlu, “İnanın her bir maddesi bile sağlıklı bir demokraside hükümetin istifa etme nedenidir” dedi. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan CHP Lideri, şu yanıtları verdi:

Hükümetin reform söylemi: Reform yapacağını ifade eden siyasi otorite, nasıl olacağını paylaşmak durumundadır. İdarede, ekonomide, yargıda reform yapacaklarını söylüyorlar ancak Tüzük Mahkemesi’nin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararını dahi uygulamıyorlar. HSK, o mahkemenin başkan ve üyelerini görevden almalı. Bir devlet krizi, bir buhrandan söz ediyoruz. Eğer mahkeme, yasanın, anayasanın gereğini yerine getirmiyorsa orada reform olmaz. Erdoğan’ın dile getirdiği reform sözcüğü benim açımdan inandırıcı değil. Reform sözcüğünün içini boşalttılar. Devlette liyakati kaldırdılar; reformu yapacak adam bırakmadılar. Saray’da oturup halka bakmakla, Keçiören’de oturup halka bakmak bambaşka. Baronların talebi üstüne baktığınızda hangi reformu yapacaksınız? (“Türkiye İttifakı olur mu?” sorusu üstüne) Türkiye ittifakı bir dönem söylendi. Minik ortağın itirazı üstüne kaldırıldı. Ufak ortağı göre teslim alınan bir iktidar reform yapamaz.

Demirtaş’la ilgili karar: Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak gidip bir uluslararası sözleşmeye imza atıyorsunuz. Tüzük değişikliği yapıp milletlerarası kontrat, milli yasaların üzendedir diyorsunuz. Daha Sonra kararları uygulamayıp halka dönerek reform yapacağım diyorsunuz. Rüzgar gülü bile bu kadar çabuk dönmez. Bunun faturası Türkiye’nin önüne gelecek. Lakin ben söyleyeyim; tıpış tıpış uygulanacak bu karar; başka seçenekleri değil.

Sağlık Bakanlığı’nın kararları: Bu döneme zaten skandallar, tek adam dönemi diyoruz. Bakanlar atamayla gelen isimlerdir. Cümlelerine başlarken, “Cumhurbaşkanının talimatıyla” derler. Bakanları yargılamak ne kadar doğru bilmiyorum. Asıl yargılanması gereken, üstünde durulması gerekin bir kişi. Sağlık Bakanı, 5 maskeyi dağıtmaktan aciz bir kişi. İstifa etmek bir erdem işidir. Yükümlülük hissederseniz istifa edersiniz. Bakanlar, Erdoğan’dan izin almaksızın sofraya bile oturamazlar.

Erken seçim kararı: Erken seçime karar verilirse Türkiye’de vatandaşın üzerindeki ilk önce mali, sosyal yükler azalabilir. Erken seçim kararı almazlarsa 2023’te seçim olursa, bu yükü 83 milyon çekecektir; diğer taraftan ağırlaşarak. Türkiye, en derin hesaplı-siyasal buhranı yaşıyor.

Parti kapatma: Demokrasinin olmadığı yerde iktidar kendisine karşı gördüğü unsurları tasfiye etmek ister. Kesintisiz düşmanlaştırdığı ve hedefe koyduğu tek parti CHP’dir.

Parlamenter sistem yol haritası: Güçlendirilmiş parlamenter sistemle ilgili bizim de diğer partilerin de çalışmaları var. Var olan sistem, Türkiye’yi felakete götüren bir sistem. Biz parlamenter sistemin güçlenmesini, millet iradesinin baskın kılınmasını savunuyoruz. Önemli olan şu: Önce ilkeler üzerinde uzlaşmamız lazım. O, ortak noktalardan yola çıkılarak süreç ilerlemeli. Eskiye dönmek olarak değil. İlk kez hiçbir vesayeti kabul etmeden bir Tüzük değişikliği ortaya çıkacaktır. Gelecek ve DEVA partileri namına konuşmam doğru olmaz. Seçim sath-ı mahalline girilince oturur; konuşulur. Bugün çok erken.

Cumhurbaşkanlığı adaylığı: Meclis’teki ağız dalaşı kendimce boşboğaz bir tartışmaydı. Yokluk-faiz bütçesi tartışılmadı; başka şeyler tartışıldı. Cumhurbaşkanlığı konusu salt benim irademde olan bir konu değildir. Millet ittifakıyla oturup konuşulacak. Takvimi belirlenmiş; vatandaşa güven veren, ilkeleri prensipli, liyakati esas bölge bir güçlendirilmiş parlamenter sistem kurgulanacak. Biz bir uzlaşma-protokol yapacağız; ondan daha sonra adaylık meselesine karar verilecek.

Bahçeli’nin Akşener’e çağrısı: Sayın Bahçeli’nin, Sayın Akşener’e yaptığı çağrı ne kadar ciddidir bilmiyorum. Yanıtını kendisi verdi zaten. İşlerimi bitirdim, evime dönüyorum dedi.

Pınar Gültekin cinayeti: Bu olayla ilgili bir milletvekilinin babaya telefon edip bir takım şeyler söylediği iddia edildi. O milletvekili, “Böyle bir olayı ispat etsinler. Sadece CHP’den yok, milletvekilliğinden de istifa edeceğim” dedi. HTS kayıtlarını da istesinler. Cinayeti değil, CHP’yi tartıştırmak istiyorlar. Gündem belirleyemiyorlar çünkü. Sorunların içinde boğulan bir iktidar, gündemi saptırmak istiyor.

Yapmasaydım/söylemeseydim dediği konu: Yok. Olur Ya söylemek istemediğim değil, söyleyemediğim şeyler var. Onu da şu anda söylemeyeyim zaten…

Asgari ücret: Istek sınırı buna yakın bir rakam zaten. Bu rakamı belirleyenlerde vicdan değil vicdan… Kaçakçıları, organ ticareti yapanları, uyuşturucu kaçakçılarını kanun çıkararak koruyacaksın; senden vergi almayacağım diyeceksin; aynı zamanda aklayacaksın. Asgari ücretliden ödenti alacaksın. Bu iktidar, kara paracıların iktidarı. Daha acı olanı bu asgari ücretin kazanç vergisine tabi tutulmasıdır. 5’li çeteye, milyarlarca lira ödenti avantajı sağladınız. Bu parayı çalışana değerinde görenlerde vicdan değil. Vergi almayın dedik. Bizim belediyelerimiz en düşük 3100 TL ödeyecek çalışanlarına…

Derneklere kayyum: Dürüst bulmuyoruz. Ben de derneklere üye oldum; başkanlık yaptım. Kayyum atayarak olmayan demokrasiye bir şey daha ek ediyorlar. STÖ’ler, dernekler kendilerini övsün istiyorlar. Anayasa Mahkemesi’ne götüreceğiz zaten.

2021’den beklentisi: Katiyen kederli değilim. En kuvvet koşullarda bile çaba etme geleneğimiz var bizim. Zorlama, acımasızlık, hapse atma… Ne yaparlarsa yapsınlar Türkiye’ye demokrasiyi getireceğiz. Yaşanabilir bir Türkiye olsun istiyoruz. Hepimizin yüzü gülsün; kimse aç-açıkta kalmasın. Herkesin işi olsun. Türkiye tez büyüsün. Yatırım, imal istihdam eksenine dönülsün. Tüm amacımız bu. Sadece eleştiren yok, bundan böyle çözüm üreten bir partiyiz. Artık çözümü de önereceğiz. Türkiye’nin çözülemeyecek hiçbir sorunu yok. Yeter fakat siyasetçi cebini düşünmesin. 2021’den umutsuz değilim. Dünya siyaset tarihine olur ya de şöyle bir armağanımız var; bir otoriter yönetimi, dikta rejimini demokratik yollarla iktidardan indireceğiz; dostlarımızla birlikte demokrasiyi inşa edeceğiz.

Başbakanlık hedefi: Benim kişisel olarak böylece bir hedefim değil. Hedefim bu ülkeye reel anlamda demokrasiyi getirmek. Bireysel bir kasıt arkasında koşarsanız Erdoğan’dan farkınız kalmaz.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.