Site Rengi

DOLAR
7,4625
EURO
9,0043
ALTIN
410,26
BIST
1.531
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
10°C
İstanbul
10°C
Az Bulutlu
Cuma Parçalı Bulutlu
15°C
Cumartesi Yağışlı
13°C
Pazar Parçalı Bulutlu
10°C
Pazartesi Az Bulutlu
9°C

Korona, kapitalizm ve kriz

Covid-19 krizi kuşkusuz hepimizi etkiliyor…

Korona, kapitalizm ve kriz
20.02.2021 11:56
0
A+
A-

Covid-19 krizi kuşkusuz hepimizi etkiliyor. Hastalığın yayılması, karantina önlemleri, aslında buna mı konsantre olmalıyız?

Korona, kapitalizm ve kriz

Lucas M. Hirtz*

Kapitalizmin etkinlerinin hissedilir düzeyde arttığı bir kriz dönemindeyiz. Toplumun buna karşı kendisini savunabilmesini örgütlemek ise sol bir politikanın en önemli görevi. Hepimiz şahsen hastalığın etkilerinden korkuyor, karantina ve kapanmalardan negatif etkileniyoruz. Bütün tartışmaların odağında bir sonraki kapanmanın ne süre ve neleri kapsayacağı veya kaldırılacak önlemlerin neleri içerebileceği var. Tıpatıp transfer sezonlarında milyonlarca futbolseverin başımıza antrenör kesilmesi gibi, milyonlarca virolog ve epidemiyolog ile karşısında karşıyayız. Covid-19 krizi kuşkusuz hepimizi etkiliyor. Dünya solu da elbette bundan bağımsız yok? Hastalığın yayılması, karantina önlemleri, gerçekten buna mı konsantre olmalıyız?

Belki de bu tartışmayı bilim insanlarına havale etmek ve toplumun keskin ihtiyaçlarına ve yaşanan adaletsizliklere konsantre olmak en iyisi. Yoksulluğun ve açlığın uluslararası düzeyde yayıldığı apaçık. Miktar zincirleri çöktü ve zor durumda olan ülkelere herhangi bir destek laf konusu yok. Avrupa Birliği güney ülkelerinin öncelikle tıbbi gereksinimleri olmak üzere ciddi bir biçimde etkilendikleri besbelli. Bu ülkelerin ekonomik ve siyasi düzeyde zayıfladıkları da. Aşı dağıtımına gelince en büyük mali kaynaklara sahip olanlar şimdiden yarışı kazandılar. Gelişmekte olan ülkelere yaklaşık olarak ya hiç aşı ulaşmadı veya son derece sınırlı düzeyde. Milli sınırlarımıza ve korumacı bir söyleme her tarafta dönüyoruz.

ŞİRKET VE DEVLET ARASINDA

Sadece bir aşı örneği hüküm süren ekonomik sistemde, azınlığın kârının, çoğu insanın yaşamı ve temel haklarından daha önemli olduğunu ortaya koydu. Ücret gelirleriyle desteklenen Biontech-Pfizer, bizler için bir aşı geliştirmiş. Kuytu bir nefes alıyoruz. Bundan Başka olumlu bir göç hikâyesi, aşıyı bulan ülkenin önde araştırmacıları Almanya ’ya gelmiş bir göçmen ailenin çocukları, burada eğitim aldılar. Ama derhal öğreniyoruz fakat bize iddia ettikleri üretim kapasitesinin fazla altındalar.

Sağlık Bakanı erken ve yüksek miktarlarda sipariş vermediği, Biontech ’in ise yeterince erken yükseltmeye gitmediği için eleştiriliyor. Üretim kapasiteleri ortada gerçekten tatmin edici aşı, berat ücreti karşılığında çabuk bir biçimde üretilebilir ve Biontech için yeterince kârlı olacaktı. Fakat bu durumda kârlılık firma için maksimum düzeye ulaşamayacaktı. Sırf bu yüzden daha artı insanı tehlikeye atmamak, temel haklar üzerindeki kısıtlamaları, süresini ve yoğunluğunu kavga etmek ve tüm bu yaşananlara dayanmak zorunda kalıyoruz.

SOLUN ‘SIFIR COVID ’ STRATEJİSİ

Tüm bu kısıtlamalar, insanların sevdikleriyle iletişim kurmalarını sınırlamayı içerirken, emeğiyle geçinenler gerçi işe gitmek zorundalar. Sanki korona virüsü meslek yerlerinde kimseye bulaşmaması gerektiğini biliyormuş gibi. Çalışanlar sınırlı kapasitedeki ulaşım araçlarına hâlâ zoraki durumdalar. Neoliberal zamanın ruhuna teslim olmuş iktidarlar için şirketlerin kârlarının çalışanların ihtiyaçlarından daha manâlı olduğu bariz bir biçimde besbelli. Alman solunun “sıfır Covid” stratejisi istek etmesinin nedeni bütün da budur. Ekonomi Avustralya ’daki gibi kısa bir süreliğine kapatılmalıdır ki ofiste, atölyede ya da fabrikada kimseye bulaşmasın. Ancak bundan daha sonra ekonomi daha hızlı bir biçimde her yerde açılabilir. Öteki yandan seyahat acenteleri, restoran çalışanı, kuaför, özgür iş sahibi gibi çalışma şansı elinden alınanların geçimlerini devam etmek için federal hükümetten yardım talep ettiklerinde karşılaştıkları iri bir bürokrasi yığını. aynı zamanda otomobil üreticileri, havayolları işletmeleri gibi büyük şirketler için milyarca avro parası olan ve hissedarlara sağladıkları tıkır tıkır işleyen bir sistemleri var. Yalnızca Lidl süpermarketleri sahibi Dieter Schwarz pandeminin birincil yılında 11,1 milyar avro zenginleşti.

Yalnızca bir tatil uçağı için yapılan yardımın sadece küçük bir kısmı ile okulları hastalığa aleyhinde etkin bir teknik havalandırma sistemi ile dekore etmek için yeterli. Üstelik okul yaşamının dışında kalan çocukların aleyhinde karşıya oldukları fiziki ve psikolojik sorunlar önemli boyutlara ulaşmışken. Çocukların üçte birini bu süreç ciddi hasarlar bırakacak. Davranış sorunları ve ev içi zorlama had safhada. bununla birlikte çocuklarına tatmin edici donanım ve eğitim desteği sunma imkanı olmayan ailelerin yaşadığı fırsat eşitsizliği daha da artmış durumda.

Gündelik hayat bizleri çoğu adaletsizlikle yüz yüze getiriyor. Toplum bu adaletsizlikleri giderecek ve çözümler üretecek ve ihtiyaçlarına çare olabilecek bir siyasi zor bekliyor. Mevcut pandemiye rağmen insanları riske atmadan, bu gücü açığa çıkarabilecek seçenekler de var.

*Alman Sol Parti (Die Linke) Üyesi
Tercüme: Gencay Sözüdoğru

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.