Site Rengi

DOLAR
7,5628
EURO
9,0638
ALTIN
411,23
BIST
1.538
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
10°C
İstanbul
10°C
Az Bulutlu
Cuma Az Bulutlu
15°C
Cumartesi Sağanak Yağışlı
13°C
Pazar Çok Bulutlu
9°C
Pazartesi Az Bulutlu
9°C

Meclis Başkanı’ndan ‘Enis Berberoğlu’ yorumu: ‘Siyasi bildiri denilebilecek’ bir bölüm var

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Anayasa Mahkemesi’nin Enis Berberoğlu hakkında ikinci kere “Yargı ihlali” kararı vermesini değerlendirdi…

Meclis Başkanı’ndan ‘Enis Berberoğlu’ yorumu: ‘Siyasi bildiri denilebilecek’ bir bölüm var
03.02.2021 15:43
0
A+
A-

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Anayasa Mahkemesi’nin Enis Berberoğlu hakkında ikinci kere “Yargı ihlali” kararı vermesini değerlendirdi. Şentop, görev ve yetkilerini hatırlattığı AYM’nin Berberoğlu kararında “siyasi ilan denilebilecek” bir birim olduğunu söyledi.

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, “AYM, hüküm kısmında TBMM şunu yapmalıdır diye bir karar vermiş yok. Burada AYM tabiri caizse bir çağrı, bir ilan yapıyor. Bu AYM ’nin görev ve yetkileri aralarında değil. Nasihat vermesi açık açık yetki aşımıdır” ifadelerini kullandı.

“Türkiye ’de ara sıra görevini yapmayan kurumlar olabilir. Hak kurumları da hatalı yapabilir kasten yapabilir vesaire lakin bir hukuka aykırılık laf konusuysa diğer hukuka aykırılıklar içerisine girmeye lüzum değil.” diyen Meclis Başkanı Şentop, “Bunu hukuk düzeni içerisinde gideriyoruz. Ara Sıra zaman alabilir. Ara Sıra işlem uzayabilir lakin sonuçta hukuk sistemi hukuk kuralları içerisinde bu hukuka aykırılığı onarmak mümkün” diyen Şentop, devamında da, “Herkesin yapması gereken de budur. Bir hukuka anomali var diye başka hukuka aykırılıklar geliştirerek gerçekleştirmek her tarafta öbür sorunlar ortaya çıkartıyor. Haklı pozisyondaki kararları da bu sefer bir takım açılardan haksız pozisyona düşürüyor. Tüzük Mahkemesi ’nin de bu kararla bunu yaptığını açık açık anlatmak isterim” sözlerini kaydetti.

Şentop, Enis Berberoğlu’nun durumuyla ilgili kanaatinin de “emin hükmün ortadan kalkması” yönünde olduğunu belirtti.

“Kastedilen bir anayasa değişikliği değil, yeni bir tüzük”

öte yandan Şentop, Cumhurbaşkanı Erdoğan ’ın, “Cumhur ittifakı olarak bir kavrayış birliğine varmamız halinde, önümüzdeki dönemde yeni anayasa için harekete geçebiliriz” sözlerini değerlendirdi. “Kastedilen bir tüzük değişikliği yok, yeni bir tüzük” diyen Şentop, “Böyle bir çağrı gerçekten heyecan verici” görüşünü ifade etti.

CNN Türk ’te Ankara temsilcisi Dicle Canova’nın sorularını yanıtlayan Şentop ’un açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Erdoğan’ın yeni tüzük çağrısı

 Cumhurbaşkanımızın kastettiği anayasa değişikliği değil aslında yeni bir anayasa. Çünkü birçok anayasa değişikliği yapıldı, yine de yapılabilir gereklilik olduğunda fakat kastedilen yeni bir anaysa. Umulan 12 Eylül 80 darbesinden sonra yürürlüğe giren bir anayasa var. Böylece çok maddesi değişti. Hükûmet sistemi değişikliğini en son 2017 ’de yaptık ancak buna rağmen anayasanın birincil hazırlandığı dönemin izlerini açılış bölümünden açtırmak üzere dağıtılmış maddeleri taşıdığını görüyoruz. Üzerinden fazla süre geçti, bu bakımdan yeni bir anayasayı tartışmak ve bunu yaparken de aritmetik hesaba değil Meclis ’teki bütün partilerin bu tartışmanın içerisinde olması dürüst olacaktır diye düşünüyorum. Daha önce bir anlaşma komisyonu oluşturulmuştu. O vakit içinde 0 civarında madde ve az çok anayasanın yarısında bütün mutabakat sağlanmıştı Hatta o süre bütün mutabakat olduğu için bu kısmı geçirelim demiştik. Tekrar evet diyenler daha sonra hayır dediler. Sonra pek kaldı. Yeni anayasa tartışması Türkiye ’de o kadar çok tartışmayı içinde barındırdığından böyle bir çağrı sahiden heyecanlandırıcı.”

Yeni bir anlaşma komisyonu belirlemek konusunda başkan olarak inisiyatif alır mısınız?

Ona bir bakalım, partilerin tutumlarını görelim. Ona göre olursa çok iyi olur. Ben bu şekilde düşünüyorum. Şüphesiz tamamıyla sivil bir anayasadan bahsediyoruz. Hepsi konuşulabilir oysa şunu da söyleyeyim yeni anayasa çağrıda bulunmak tüm hükümlerin mevcut bu anayasaya aykırı olduğu bir anaysa anlamına da gelmiyor. Dünyanın çoğu ülkelerinde birbirine benzeşen hükümler de var. Şu anki anayasada bulunmayan hükümlerden oluşan bir anayasa anlamına gelmiyor. Birçok konuda Çoğu konuda oturmuş değişmeyecek hükümler var. Belirlenmiş, benimsenmiş hükümler var. Manâlı olan anayasanın paradigması.

Partili cumhurbaşkanı tartışmaları

Sistemle ilgili revize edilebilecek noktalar görüyor musunuz? Örneğin cumhurbaşkanının ant metni, 50 pozitif bir?

Ben o anlamda anayasal düzeyde bir sorun görmüyorum. Bu sistemin işleyişiyle ilgili şu noktalarda bezginlik var diyebileceğimiz tüzük hükümleri bazında bir düzenlemede zorunluluk, bezginlik örmüyorum. Partili cumhurbaşkanlığı tartışması tekerlekleri olan araba tartışması gibi bir şey bu. arabanın zaten tekerlekleri olur. Başkanlık sisteminde Cumhurbaşkanı zaten partilidir.”

“Yepyeni bir siyasi partiler kanunu gerçekleştirmek gerektiğini düşünüyorum”

Cemil Çiçek ’in sistemi kavga etmek için siyasi partiler kanunu başkalaştırmak lüzumlu ’ görüşüne katılıyor musunuz?

Siyasi partiler kanunu her yerde ele almak, hatta yepyeni bir siyasi partiler kanunu gerçekleştirmek gerektiğini düşünüyorum. Lakin sistem tartışmasının bir ön şartı olduğunu kabul etmek olası yok.

Enis Berberoğlu kararı 

Şu Anda tabi AYM ile AİHM karalarını farklı bağlamda değer biçmek gerekli. Sayın Berberoğlu kararı yeni gündem. Bu ikinci karar. Daha önce de bu karar verilmişti. Bu karar uyulmayacağı yönünde bir karar çıktı. Burada ilk değil de ikinci bir ağız dalaşı var. Bir mahkemenin AYM kararına uyup uymaması tartışması var burada. Doğrusu AYM kararını okudum, uzun bir karar. Bu kararda hukuki bölümler, görüşler var. Bunlara prensip olarak katılıyorum. AYM kararları gerek AYM ’ye göre gerekse AYM kuruluş ve yargılama kanununa göre bağlayıcı. Bunda bir tereddüt değil. Diğer mahkemelerin buna uyması lazım. Kararın doğruluğu farklı bir tartışma konusudur. İlk kararla ilgili olarak da bunu söylemiştim. AYM ’nin ihlalin ortadan kaldırılmasına yönelik vermiş olduğu, tekrar suçlama kararına uyulması gerekir. Bu karar sonucunda da yerel mahkemesinin AYM ’nin verdiği durma kararını vermesi gerekir. O süre da söylemiştim bugün de söylemiştim.

Fakat AYM kararında, çivi içerisinde söylüyorum, siyasi bildiri diyebileceğimiz bir birim var, o da meclisle ilgili kısmı. Burada ne yapılacağına dair, bu kararın hüküm kısmı denen şey 140. paragrafta var. Orada dört şey diyor. Bir, her yerde suçlama yapılmalı; iki, infazın durdurulması kararı verilmeli. Bu şu, verilmiş bir mahkûmiyet kararı vardı. O cezanın çekilmesiyle ilgili hukuk esasen sahiden şu anda içeride bulunmasa da Berberoğlu, teorik olarak ve yazılı olarak böyle bir infaz süreci var derhal. Onun durdurulması. Üç, mahkum statüsünün kaldırılması. Çünkü mahkûm oldu lakin o yargılamanın durdurulması söz konusu olacağı için hüküm verilmemiş olmalıdır anlamına geliyor. Dört, durma kararı verilmesi, dokunulmazlığı var sayılarak verilmesi. Bunlar 14. Ağır Ceza Mahkemesi ’ne yine neyin nasıl icra edileceğine dair verilen hüküm. Bunla ilgili bir bocalama değil.

Burada daha fazla açıp bir şekilde mahkemeye nasıl giderilebileceğine dair hüküm vermiş. Fakat orada kalmıyor AYM, sonradan diyor ki anayasa ve kanunlara mahkemelerin uyması konusundaki hususlarda bütün halk kurumlarına görevler düşmektedir. Kuşkusuz bu Anayasada kanun gereğidir herkes görevini bilir. Lakin AYM ’nin iki yetkisi var. Bir hilalin giderilmesi ikincisi de nasıl giderileceğini tespit etmesidir. O da muhatabına bunu söylemiş. Lakin bundan hareketle bütün devlet kurumlarına tüm halk gruplarına, öncelikle TBMM ve HSK olmak üzere tüm millet kurumlarının anayasada hukuk kurallarına uyması konusunda bu mahkemeyi uyarı etmesi ya da ne gerekiyorsa yapması gibi bir hüküm. Bu benim hatırladığım ilk önce. Burada AYM, hüküm kısmında ‘TBMM şunu yapmalıdır falan ’ diye bir karar vermiş değil. Burada AYM tabiri caizse bir çağrı, bir bildiri yapıyor. Hep beraber bu işe sahip çıkalım gibi bir bildiri yapıyor. Bu AYM ’nin görev ve yetkileri arasında yok. Özellikle TBMM ’ye tembihte, nasihatte bulunması, öğüt vermesi AYM ’nin açıkça yetki aşımıdır. Bu kararı siyasi bildiriye dönüştüren bir kısmıdır bu.  Türkiye ’de temel sorun bu. Bunun AYM kararıyla da beraber yaşadığını görüyoruz.

Türkiye ’de ara sıra görevini yapmayan kurumlar olabilir. Adalet kurumları da yanlış yapabilir bile bile yapabilir vesaire fakat bir hukuka aykırılık söz konusuysa başka hukuka aykırılıklar içerisine girmeye gerek değil. Bunu hukuk düzeni içerisinde gideriyoruz. Ara Sıra vakit alabilir. Ara Sıra işlem uzayabilir lakin sonuçta hukuk sistemi hukuk kuralları içerisinde bu hukuka aykırılığı tamir etmek muhtemel. Herkesin yapması gereken de budur. Bir hukuka anormallik var diye diğer hukuka aykırılıklar geliştirerek gerçekleştirmek her yerde öbür sorunlar ortaya çıkartıyor. Haklı pozisyondaki kararları da bu sefer bir takım açılardan hileli pozisyona düşürüyor. Anayasa Mahkemesi ’nin de bu kararla bunu yaptığını açıkça anlatmak isterim.”

Tüzük mahkemesine bir yazı göndereceğiz. Tavzi ve fiziksel hatanın düzeltilmesi yönünde. Meclisin adını geçiriyorsun bir yerde peki lakin ne yapmalı.

“Belirli hükmün ortadan kalkması lüzumlu”

Bu kararda 137 sayfa yazmış mahkeme fakat şunu söylemiyorum mesele şu milletvekilliği nasıl düştü belli hükümün bildirilmesiyle düştü. Ilk Olarak bir kesim Hüküm olacak ve bildirilecek. Muhakkak hüküm ne vakit ortadan kalkacak AYM’nin kararında buna dair bir cümle yok.

Belli hüküm ne vakit kalkacak, bu yönde bir yazı yok. Anayasa mahkemesi uzun uzun anlatıyor her tarafta 14. Ağır Ceza ’ya yolluyor. Çağrıda Bulunmak ki kendisinin bu yönde hüküm vermeye yetkisi değil. Kesin hükmün ortadan kalkması gerekiyor. Durma kararı sonrası usulüne göre meclise gelmesi, okutulması gerekir. Anaysa mahkemesine uygunsuz kararlar var.

Muhakkak hükmün ortadan kalkması gerekli. Yarı değil, hukuk kurallarıyla düzenlemiş değil fakat kanaatimi söylüyorum.

Boğaziçi eylemleri yorumu

Ben Boğaziçi eylemlerini profesyonellerin organize ettiği eylemler olduğunu görüyorum. Nitekim dün Kadıköy ’de gördük. Polis araçlarını tekmeleyen kişiler var.

Toplumsal olayların fitilinin ateşlenmesini bekleyenler var. Boğaziçi’nden yeni bir Yolculuk içeri almamak isteyenlerin tuzağına gençleri düşürmeyiz.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.