Site Rengi

DOLAR
8,1742
EURO
9,7474
ALTIN
457,09
BIST
1.393
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
12°C
İstanbul
12°C
Çok Bulutlu
Salı Parçalı Bulutlu
15°C
Çarşamba Gök Gürültülü
18°C
Perşembe Gök Gürültülü
14°C
Cuma Sağanak Yağışlı
13°C

MHP Lideri Bahçeli’nin A Takımı Belli Oldu

MHP’nin 13. Olağan Büyük Kurultayı’nda yenilenen 75 kişilik MYK ve 9 kişilik MDK’nin ortak toplantısı, MHP lideri Devlet Bahçeli başkanlığında yapıldı. Toplantıda 15 kişilik Başkanlık Divanı’nda yer alacak isimler belirlendi. Başkanlık Divanı’na 5 yeni isim girerken, 8 genel başkan yardımcısı yerini korudu, 2 ismin de yeri değişti.

MHP Lideri Bahçeli’nin A Takımı Belli Oldu
26.03.2021 19:31
0
A+
A-

MHP‘nin 18 Mart’ta gerçekleştirilen 13. Olağan Büyük Kurultayı’nda yenilenen Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Merkez Disiplin Kurulu (MDK), ilk toplantısını Genel Başkan Devlet Bahçeli başkanlığında yaptı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Anıtkabir ve kurucu Genel Başkan Alparslan Türkeş’in anıt mezarına yapılan ziyaretlerin akabinde parti otobüsüyle Genel Merkez’e geldi. Genel Merkez binasına girişi sırasında Bahçeli’yi partililer karşıladı. Bahçeli burada gazetecilerle kısa bir müddet sohbet etti.

13. Olağan Büyük Kurultay’da yenilenen 75 kişilik MYK ve 9 kişilik MDK’nin ortak toplantısı, Bahçeli başkanlığında yapıldı. Toplantıda 15 kişilik Başkanlık Divanı’nda yer alacak isimler belirlendi.

İşte MHP’nin A Takımı

1. Teşkilat İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığına Edip Semih Yalçın

2. Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığına Feti Yıldız

3. Siyasi İşler, Parlamento ve Hükümet İle İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığına Mustafa Kalaycı

4. Ekonomik ve Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığına İsmail Faruk Aksu

5. Medya, Tanıtım ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığına İsmail Özdemir

6. Mali İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığına Mevlüt Karakaya

7. Türk Dünyası ve Uluslararası İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığına Kamil Aydın

8. Araştırma-Strateji Geliştirmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığına İzzet Ulvi Yönter

9. Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığına Sadir Durmaz

10. Aile, Kadın ve Yan Kuruluşlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığına Pelin Yılık

11. Mesleksel ve Sivil Toplum Kuruluşları İle İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığına Yaşar Yıldırım

12. Parti İçi Eğitim, Siyaset ve Liderlik Okulundan Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığına Filiz Kılıç

13. Parti Genel Sekreterliğine İsmet Büyükataman

14. İdari, Mali ve Teknik İşlerden Sorumlu, Genel Sekreter Yardımcılığına Tamer Osmanağaoğlu

15. Siyasi ve Sosyal İşler İle Protokol İşlerinden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcılığına ise Bahadır Bumin Özarslan

Bahçeli’nin açıklaması şöyle:

“Milliyetçi Hareket Partisi Türk tarihinin özlemi, Türk milletinin özlediğidir. Gücünü aziz milletimizden alan partimiz, tıpkı vakitte milli birlik ve beraberlik ruhunun Cumhur İttifakı ortak paydasında yer alan garantilerinden birisidir. Bölgesel ve global gelişmelerin sancılı, bir o kadar da problemli ortamında Türkiye’mizin kararlı duruşu, her cephedeki direniş ruhu hakikaten takdire şayandır. Memnuniyetle tabir etmek gerekir ki, iç ve dış mihrakların eş vakitli tahakküm çabaları, boyutları artan taciz ve tahrik kampanyaları her seferinde milli irade duvarına çarpıp dağılmaktadır.

DEVLET BAHÇELİ’DEN ‘İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’ AÇIKLAMASI

İstanbul Sözleşmesi hakkında derli toplu fikir sahibi olmayan kişi ya da kesitlerin bir kaşık suda fırtına koparma gayretkeşlikleri hem sorumsuzluk, hem de maksatlıdır. Uluslararası sözleşmelerin onay ve yürürlük süreçlerinin nasıl işleyeceği belirlidir, yolu bilinmektedir. Bu kapsamda ülkemizin uluslararası sözleşmelere iştirakini TBMM onaylarken, hükümet bu onayı bir kararla yürürlüğe koymaktadır. Uluslararası sözleşme kararlarının durdurulması, feshi yahut sona erdirilmesi Cumhurbaşkanı kararıyla mümkündür. Kaldı ki, İstanbul Sözleşmesi’nin 80’inci hususu taraf ülkelere sözleşmeden çekilme imkanı tanımıştır. Hakikaten Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesi hem iç hukukumuza hem de uluslararası hukuka uygundur. Her ne kadar, 2012 yılında İstanbul Sözleşmesi’nin kabulüne Meclis’te grubu bulunan partiler takviye vermiş ise de, vakit içinde bahse bahis sözleşmenin milli ve manevi yapımızla çelişen uygulama sonuçları korku verici seviyede artış göstermiştir.

Aileyi ve kadını güçlendirmek yerine, global lobilerin, baskı gruplarının, çıkar odaklarının ve cinsel sapkınlıkların propaganda mecrası haline gelen sözleşmenin feshedilmesi bize nazaran isabetli ve güzel bir gelişmedir. Milli ve manevi kıymetlerimizi yozlaştıran her türlü akım, niyet, niyet, eğilim ve sözleşme metnine karşı hazırlıklı olmak, önlem ve tedbir almak tarihi değerdedir. İstanbul Sözleşmesi kılıfı altında toplumsal bünyemizi zehirleyen telaffuz, aksiyon ve hedeflerin tehlikeli seviyelere ulaştığını görmek lazımdır. Bir diğer altı çizilmesi gereken konu da şudur: Avrupa Birliği üyesi altı ülke mezkur sözleşmeyi imzalamasına karşın yürürlüğe koymamıştır.

“TÜRKİYE’NİN ÖNÜNE TAKOZ KOYMAYA ÇALIŞANLAR SAMİMİ DEĞİLLER”

İstanbul Sözleşmesi’nin feshini kadın haklarında kayıp olarak görenler, bu suretle kadına yönelik şiddet vakalarını teşvik edeceğini ima, hatta argüman edenler Türk milletinin binlerce yıllık kültür ve medeniyet müktesebatını hiçe sayan aymazlardır. Kadın hakkı, insan hakkıdır, insanlık onuruyla mündemiçtir. Kadın cinayetlerini engellemek; şiddet, istismar ve tecavüz vakalarıyla mücadele etmek sorumluluk mevkiinde bulunan her siyasetçi yahut yönetim için esas görevdir. Bu bahiste rastgele bir sözleşmenin kontrolüne, nezaretine yahut şaibeli muhtevasına ahlaken ve manen gereksinim yoktur. Başta CHP olmak üzere, kimi muhalefet partilerinin yeni bir istismar sayfası açma teşebbüsü ülkemizi boş yere meşgul edecek, gücünün israfına yol açacaktır. Türkiye’ye muhalefet etmekle, demokratik muhalefet görevi tıpkı şey değildir. Maalesef CHP, İP, HDP ve öteki marjinal partiler, dış kaynaklı talimat ve telkinle Türkiye’ye karşı muhalefet bloğunda mevzilenmişlerdir. Bunun ismi elbette zillettir, rezalettir, hezimettir. Milli sorunlarda Türkiye’nin önüne takoz koymaya çalışanlar dürüst ve samimi değillerdir.

“DIŞ GÜÇLERİN MUHBİR PARTİLERİNE DÖNÜŞMÜŞLERDİR”

Gündemde tartışılan her mevzuyu krize çevirmeye ve toplumsal tabana yayarak yapay bir halk hareketi oluşturmaya çalışan zillet ittifakı körleşmiş ve köhneleşmiş bir siyaset anlayışının resmen tutsağıdır. Muhalefet partileri bugünkü kaidelerde dış güçlerin muhbir ve muhabir partilerine dönüşmüştür. CHP’nin, HDP’nin, İP’in, DEVA’nın ve Gelecek Partisi’nin durumu aynısıyla budur. Avrupa Kurulu Bakanlar Komitesi’nin, Türkiye’nin işleyen yargı sürecine küstahça karışıp terörist Demirtaş’ın derhal salıverilmesini ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bu çerçevedeki kararının Haziran ayına kadar uygulanmasını istemesi bir yanda saygısızlık öteki yanda da iç muhalefete bir nevi takviyedir.

AB-TÜRKİYE İLİŞKİLERİ

Ayrıca AB’nin ülkemizle ilgili yeni pozisyonu iyi yorumlanmalıdır. Brüksel’de video konferans yöntemiyle gerçekleştirilen iki günlük AB Liderler Zirvesi’nin ilk gününde, AB’nin Türkiye ile işbirliğini geliştirmeye hazır olduğu mesajı en azından sağduyulu ve dengeli bir açıklama olarak kaydedilmelidir. Niyet beyanının Haziran ayında somut adımlara dönüşmesi köklü ve kalıcı diyaloglara yeni bir soluk getirecektir. Karşılıklı hak ve çıkarlarla egemenlik kazanımlarına saygılı bir şekilde AB ile ilişkilerin makul ve beklentileri karşılayacak bir seviyede olması küresel barış ve huzura katkı verecektir. Amacımız istiklal için birlik, istikbal için dirlik, kazanın da Türkiye olmasıdır. Türkiye’nin kaybına yatırım yapanlar mahcup ve mağlup olacaklardır. Cumhur İttifakı Türkiye’nin kazanması için bütün imkan ve iradesiyle, vatan ve millet sevgisiyle 2023 ve sonraki yılları kucaklayacak ölçüde çalışmalarını hızlandıracaktır. Milliyetçi Hareket Partisi, 13. Olağan Büyük Kurultayını başarıyla yaparak donanımlı ve yenilenmiş kadroları marifetince önümüzdeki siyasi süreçlerle ilgili mücadelesini şevkle, heyecanla ve inanmışlıkla yerine getirecektir.”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.