Site Rengi

DOLAR
7,4294
EURO
8,9820
ALTIN
412,55
BIST
1.471
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
13°C
İstanbul
13°C
Parçalı Bulutlu
Pazar Yağışlı
9°C
Pazartesi Yağışlı
9°C
Salı Yağışlı
10°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
12°C

Solda Küba krizi

İBRAHİM VARLI ibrahimvarli@birgun.net 2021.02.09 02:42 Bir sosyalistin, solcunun, sol partinin “insan hakları”, “demokrasi”, “serbest” terimlerine liberal bir perspektiften, Batılı güçlerin gözünden bakmasının “küresel özgür dünya”nın değirmenine su taşımak ol…

Solda Küba krizi
09.02.2021 02:51
0
A+
A-
author
İBRAHİM VARLI

ibrahimvarli@birgun.net

2021.02.09 02:42

Bir sosyalistin, solcunun, sol partinin “insan hakları”, “demokrasi”, “serbest” terimlerine liberal bir perspektiften, Batılı güçlerin gözünden bakmasının “küresel özgür dünya”nın değirmenine su taşımak olduğunu anlatmaya lüzum yok. Hakim güçlerin- ama burada Amerikan emperyalizmi oluyor- “insan hakları”, “demokrasi” adı aşağı gerçekleştirdiği “liberal müdahaleciliğin” dünyayı nasıl kana, kaosa buladığı ortadayken, bu güçlerin peşine takılıp aynı bir ağızla Washington ’ın hedef aldığı ülkelere dair argümanlar üretmek başlı başına bir trajedi.

Sahiden solun bu akıma kapılarak sürüklenmesi yalnızca egemenlerin değirmenine su taşımakla da kalmıyor, daha da acınası bununla birlikte bu terimlerin değerini de düşürüyor.

Yakın tarih de tanıktır fakat insan hakları ihlalleri ve demokrasi eksikliği iddiaları her zaman Amerika Birleşik Devletleri ve müttefiklerine siyasi müdahale ve şantaj, hammadde hırsızlığı, darbeler ve savaşlar için zemin teşkil etti. Bu şart günümüzde de benzer şekilde, benzer taktiklerle devam ediyor. Küba ’da insan hakları ihlalleri ve demokrasi olmadığını iddia eden ABD ’nin yarım yüzyılı aşkın süredir uyguladığı yasaklama, tahrik ve saldırganlık ortada. Libya ve Suriye ’ye demokrasi götürme vaadiyle yapılanlar da. Rusya ’daki Navalny krizi özelinde yaşananlar da – Putin yönetiminin bütün anti demokratik, baskıcı yönetimine karşın- aynı bir durumun farklı bir versiyonu.

KRİZ YARATAN 5. MADDE

Bu netameli konuya nereden, niçin geldik?
Her şey Alman Die Linke ’nin (Sol Parti) 23 Ocak tarihli Yürütme Kurulu toplantısında alınan kararlarla başladı. Beş maddelik Küba kararları dikkat çeken bir tartışmanın fitilini ateşledi. Fiilen beş maddelik kararın birincil 4 ’ünde sorun yok. Fırtınayı koparan 5 ’inci yani son madde.

Neydi peki bu madde…

İlk dört maddede Küba›ya karşın ABD yaptırımları, Küba›nın ABD hükümeti tarafından «terörist devlet» olarak listelenmesi, yasaklama ve dıştan rejim değiştirme girişimleri kınanırken, beşinci maddede “DIE LINKE için insan hakları evrenseldir, cümbür cemaat için geçerlidir – her yerde! Küba toplumunun demokratikleşmesi için Küba ’da eleştirel sanatçılar ve aktivistlerle diyaloğun devam etmesini savunuyoruz” deniliyordu.

Alınan kararlar haliyle parti içinde krize niçin oldu. Parti içindeki gruplar birbirine düştü. Cuba Sí egzersiz grubu da zehir zemberek bir izah etme kaleme aldı. Açıklamada kısaca şu ifadelere yer veriliyordu: “Bu karar bir dönüm noktası. Partimizin tarihinde başta, devlete ait bir parti komitesi, Küba devriminin demokratik karakterinin sorgulanmasına neden olan ve Küba ’da güya “aktivistler” ile diyalog çağrısı yapan bir kararı kabul etti. Bu formülasyonla, hiç şüphesiz bir tabu yıkıldı. Bu karar Miami ’den ajitasyon yapan ve Washington tarafından finanse edilen “Diario de Cuba” ve “Cibercuba” gibi medya organları göre alkışlarla, tezahüratlarla karşılandı. İnsan haklarını belli başlı ABD ablukası büyük ölçüde ihlal ediyor. böylece 23 Ocak kararını kabul edemiyoruz. Bu karar, sosyalist Küba ile dayanışmadan uzaklaşmak anlamına geliyor. Partimizin Küba Komünist Partisi ve Latin Amerika ’daki sol partiler ve hareketlerle olan iyi ilişkilerine de önemli şekilde hasar verecektir.”

AKIL TUTULMASININ YANSIMALARI

Parti içinde gruplar arası anlaşmazlık karşılıklı yorumlama ve suçlamalarla aralıksız bu ağız dalaşı bütün bir sola sıçramak üzere. Alman solunun manâlı aktörlerinden Die Linke ’deki bu mutasyon esasında uzunca bir süredir sol, sosyalist cenahta yaşanan düşünsel ayrışmanın da göstergesi.

Belirlenmiş bir alana sıkışıp kalan, beklenilen atılımı yapamayan sol güçler, salgın ve ekonomik krizin neden olduğu sorunlar yumağı aleyhinde politika üretmiyor. İçe kapanık solun dış politika yaklaşımı da bir süredir egemenlerin çizdiği çerçevenin dışına çıkamıyor.

Alman solunun bir bölümünün Ortadoğu, Libya ve Suriye politikalarında da benzer bir “düşünce tutulması” söz konusu. Liberal müdahaleciliğin tuzaklarına fazla rahat bir şekilde düşülebiliyor.

ABD tarafından uygulanan yarım asırlık kuşatma görülmeden, dıştan finanse edilen güçler teşhir edilmeden “insan hakları” adı altında “kontra” güçlere el uzatılacak olması siyasi körlüğün açık havada bir handikabın ürünü.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.