Site Rengi

DOLAR
8,4682
EURO
10,0716
ALTIN
493,31
BIST
1.393
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Sıcak
36°C
İstanbul
36°C
Sıcak
Salı Sıcak
37°C
Çarşamba Sıcak
36°C
Perşembe Sıcak
37°C
Cuma Parçalı Bulutlu
34°C

Türkiye-AB ilişkilerinde önemli gelişme!

Geçtiğimiz gün Brüksel’e giden Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu burada yaptığı kritik görümeler sonrası AB temaslarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Çavuşoğlu, “Cumhurbaşkanımız, AB Konseyi ve Komisyonu Başkanı’nı Türkiye’ye davet etti. Onlar daveti kabul etti. Tarihi belirliyoruz.” dedi.

Türkiye-AB ilişkilerinde önemli gelişme!
23.01.2021 12:59
0
A+
A-

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell ve AB Komisyonu’nun bazı üyeleriyle görüştü.

Ziyaretinin ikinci gününde Bakan Çavuşoğlu,Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Charles Michel ve NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’le bir araya geldi.

Görüşmelerin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Bakan Çavuşoğlu, Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias’ın açıklamalarını ‘yanlış’ olarak nitelendirdi.

Mevlüt Çavuşoğlu’nun açıklamaları şu şekilde; 

ERDOĞAN DAVET ETTİ

Pozitif anlamda karşılık verdik. O günden bugüne diyaloğumuz arttı. 2021’de ilk ziyaretimizi Portekiz’e yapmıştık. Heiko Maas yakın zamanda Türkiye’deydi. Görüşmelerle diyaloğu güçlendirmek istedik. Sayın Cumhurbaşkanımız, iki başkanı Türkiye’ye davet etti. Onlar da daveti kabul ettiler. Tarihi belirliyoruz. Bu ziyaret aynı zamanda Türkiye’de gerçekleşecek.

Türkiye-ab ilişkileri

“MUTLAKA HAYATA GEÇMESİ GEREKİYOR”

Önümüzdeki süreçte diyaloğu devam ettirme açısından AB ile hemfikiriz. Somut adımların da atılması gerekiyor. Beklentilerimizi net şekilde aktardık. Neticede AB’nin yükümlülüklerini yerine getirmediğini de hepimiz biliyoruz. Ortak mutabakata baktığımız zaman sadece göçmenlerin durdurulması değil Türkiye ile AB ilişkileri bakımından çok önemli unsurları var. Gümrük birliği anlaşmasından modernasyon iki taraf açısından da önemlidir. Müzakereler durdurulmuştu. Vize serbestisi de AB’nin bir sözüydü. Bunun da mutlaka hayata geçmesi gerekiyor. 72 kriter vardı. Biz geçen yıl 66 tanesini tamamlamıştık. Gelmeden önce gözden geçirdik, 4 kriter kaldı. Geri kalan kriterlerde de bazı kelimelerde anlaşmazlık var.

“MÜZAKERE SÜRECİNİN ÖLDÜRÜLMEMESİ GEREKİYOR”

Siyasi sebeplerden Avrupa ülkelerinin etkisiyle komisyonun katı tutumu sayesinde gerçekleşmedi. Biz bu konuda gerekli adımları atıyoruz. AB ile Türkiye arasında ilişkilerin sağlıklı yürümesi için üyelik müzakere sürecinin öldürülmemesi gerekiyor. Meselenin siyasi olduğunu da hepimiz biliyoruz. Üyelik süreci ile ilgili genişleme ile ilgili AB içinde farklı tartışmaların olduğunu biliyoruz. Üst düzeyli diyalog konusunda ivme kaybını yaşadık AB’den kaynaklanan sebeplerle. Avrupa’da artan ırkçılıkla mücadeleyi de birlikte yapmamız gerekiyor.

YUNANİSTAN İLE İSTİKŞAFİ GÖRÜŞMELER PAZARTESİ BAŞLIYOR

Bugünkü ve dünkü yaptığımız görüşmelerde Yunanistan’la istikşafı görüşmeleri pazartesi başlatıyoruz bunu ele aldık. Tüm müzakerelerde AB gözlemci olarak katılmıştı, bu toplantılara katılmalarında da sakınca yok.

‘AB TÜRK TARAFININ HAKLARINI YOK SAYDI’

AB Kuzey Kıbrıs’ı tamamen ihmal etti, onların güvenini yeniden kazanmamız gerekiyor. Türk tarafının haklarını yok saydı. Doğu Akdeniz konferans önerimiz vardı. Cumhurbaşkanımız teklifte bulunmuştu. Bu konferansı nasıl gerçekleştirebileceğimizi de ele aldık. Bundan sonraki süreçte somut atılabilecek adımları gözden geçirdik. Bir yol haritası üzerinde çalışma fikrinde mutabık kaldık.

“TÜRKİYE SÖZ VERİRSE O SÖZÜ YERİNE GETİRİR”

Parlamentodan yine önemli kişilerle görüştük. Faydalı görüşmeler gerçekleştirdik. Türkiye kendisine pozitif yaklaşım sergileyen herkesle ilişkilerini sürdürmek ister. Türkiye her zaman samimidir. Türkiye söz verirse o sözü yerine getirir. İlişkilerde bir tarafın bu arzu içinde olması yetmez, AB’nin de aynı kararlılıkta olması lazım. 2 gündür gerçekleştirdiğimiz toplantılarda muhataplarımızda bir kararlılık gördüm.

“SÜRECİ KALICI HALE GETİRMEK KONUSUNDA KARARLILIK VAR”

Onlar da sosyal medyada yaptığı paylaşımda vurguladıkları gibi Türkiye – AB ilişkilerinin önemli olduğunu herkes kabul ediyor. Sorunların kısa sürede çözülemeyeceğini herkes biliyor. Yol haritası ve birlikte çalışarak ve somut adımlar atarak süreci kalıcı hale getirmek konusunda kararlılık var. Anlaşma yaparız, sonra uygulamasına bakarız yaklaşımının faydalı olmayacağını söyledik.

“AÇIKLAMALARIN HÜKMÜ YOKTUR”

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Yunanistan’ın Girit’in doğusu ile ilgili yaptığı açıklamayla ilgili olarak şu ifadeleri kullandı:

İyonya denizinin Ege ile bağlantısı yok. Kara sularını 12 mile çıkarması Ege’yi ve bizi etkilemez.  Bu müzakerelerde Ege ile ilgili bazı açıklamalar oldu. AB nezdinde bunun fark edildiğini gördüm. Yunanistan’ın böyle açıklamalardan kaçınması lazım. Yunanistan kendi halkasına bir şey söylemek için Dendias’ın yaptığı yanlış, yanlış açıklamalar yaptı. Açıklamanın hükmü yoktur. Yunanistan’ın bazı provokasyonları devam ediyor. denizin altında kablo döşemesi, durup dururken NAVTEX ilan ediyor, hiç bir faaliyet yok.

Biz bunların oyunlarını biliyoruz, bunların bir faydası yok. İstikşafi görüşmeler başlayacak. Umarım anlamlı sonuç odaklı görüşmeler olur. Bu tür provokasyonların Yunanistan’a hiç bir faydası yok.

‘BİZİM DERDİMİZ HAKÇA PAYLAŞIM’

Kıbrıs konusunda da diğer muhataplarımızla da bu konuyu ele aldık. Önümüzdeki konferansa herkesin katılmasını istiyoruz. Sadece Doğu Akdeniz’e kıyısı olanlar değil. Bizim derdimiz hakça paylaşım. Tabii ki kendi hakkımızı koruyacağız. Kıbrıs’ta iki toplum arasında hakça gelir paylaşımı olsun diyoruz. Bir taraf katılmayacaksa diğer tarafın katılmasının da anlamı yok. Hakça paylaşım konusunda Rum kesiminin muhatabı Kuzey Kıbrıs’tır.

Davet konusunda tabii ki Cumhurbaşkanımızın davetini bir kez daha hatırlattık bazı tarih önerilerinde bulunduk. Onlar bir tarih çalışma yapacaklar, o tarihlerden biri uygunsa gelecekler. Tarih henüz belirlenmedi. Her iki başkan Türkiye’ye bir an önce gelmek istediklerini söylediler.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.